Çinliler Hakkında Detaylı Bilgi Arayanlara Kılavuz

Posted by

Çinliler, Türkiye’de birçok kişinin sadece iş ilişkisinin olduğu; birçok kişinin de kulaktan dolma bilgiler haricinde hiç tanımadığı kişiler olduğundan “Çinliler nasıl insanlardır?” diye soranlar çok doğru cevap alamayabilirler.Bu nedenle de ister istemez “Çinliler bebek yiyor” benzeri akılalmaz ithamları doğru olarak kabul edebilirler.Çinliler’in yaşam tarzı olarak farklılıklarının olduğu doğru; ama Çinliler de en az diğer ülke insanları kadar insandır ve öyle zannedildiği gibi bebek yemezler.

Çinliler’i gerçekten tanıyabilmek için Çin‘de belli bir süre yaşamak veya Çin’de yaşamış kişilerin dediklerine bakmak önemli.”Hiçbir şey göründüğü gibi değildir” tezi Çinliler için de birçok açıdan doğru.Önemli olan önyargıları bir kenara bırakıp Çinliler’i anlamaya çalışmak.Kulaktan dolma bilgiler korkuyla beraber “Çin nasıl bir yer?” sorusunu beraberinde getirebilir. Oysa Çinliler hakkında bu kadar korkmayı gerektirecek hiçbir şey yok.

Çinliler Hakkında Genel Kanı

Çin ile ticaret yapan hemen hemen herkesin Çinliler ile alakalı bir felaket senaryosu vardır. Çin ile kötü anıları olan kişiler doğal olarak Çinliler’in ne kadar kötü , ne kadar hileci ve yalancı olduğunu söylerler.

Nüfusu bu kadar kalabalık bir ülkede kötü niyetli insan sayısının da diğer ülkelere göre fazla olabileceği varsayılabilir; ama Dünya’nın her yerinde iyi insanların oranı kötü insanlardan fazladır. Çinli insanlar ile ilgili de sadece bir Çinli’nin yaptığı yanlıştan dolayı gennellemeye tabi tutulmamalıdır.

Öte yandan Çin ile ilgili ticari anlamda sorun yaşayan firmaların birçoğunun yaşadığı sıkıntı Çinliler’in çalışma şeklini tanımamaktan kaynaklanıyor. Kültürel farklardan dolayı Türkiye’de hoş karşılanmayan bir davranış Çin’deki günlük hayatın bir parçası olabiliyor. Böyle bir durumla da karşılaşınca birçok kişi Çinliler’in onları kandırmaya çalıştığını düşünüyor.

Ticarette risklerin olduğu herkesin bildiği bir gerçek. Çin ile ticaret yaparken riskleri ve yanlış anlaşılmaları minimum düzeye indirmenin yollarından biri Çin ile devamlı ilişkileri olan ve Çinliler’i yakından tanıyan firmalardan profesyonel hizmet almak ve onların tavsiyelerine uymak.

Çin Aile Yapısı ve İnsan İlişkileri

Çinliler maddi şeylere çok değer veren ve maddiyatla övünmeyi seven insanlardır.Yeni bir araba veya ev alan birinin bunu diğer insanlara ballandırarak anlatması Çinliler için bir çok normal olsa da, Çin’i tanımayanlar bu tarz davranışları “görgüsüzlük” olarak niteleyebilirler.

bing.com

İnsan ilişkilerine çok önem veren Çinliler, tanıdıkları kişilere ve arkadaşlarına yardımcı olmaktan çok hoşlanırlar. Ayrıca misafirlerini en iyi şekilde ağırlamaya da çok dikkat ederler. Genel olarak zor durumdaki arkadaşlarına yardımcı olabilmek ve misafirlerini memnun edebilmek için ellerinden geleni yapmaya çalışırlar. Çin’de yaşayan biri ne kadar çok Çinli ile arkadaşlık bağını güçlendirirse Çin’de yaşamak o kişi için o kadar kolaylaşır.

Çinliler misafirleri ile birlikte bir restoranda yemek yemeyi çok isterler ve misafirlerine hiçbir şekilde hesabı ödetmezler. Özellikle Çinli olmayan kişiler onlar için daima misafirdir.Çinliler ile yemek yiyen bir yabancı hesabı ödemeye kalkarsa “ben senin ülkene geldiğimde sen de bana yemek ısmarlarsın” derler.

Çinliler aile yapısına çok önem verirler. Öyle ki evlilikler bile birçok Çinli’ye göre iki kişi arasında değil, iki aile arasındadır. Başta Çin’in en büyük bayramı olan Çin Yeni Yılı(Bahar Bayramı) olmak üzere özel günlerrde ve bayramlarda bütün aile bir araya gelmeye dikkat eder ve aile genel olarak en yaşlı kişinin evinde toplanır.

Çinliler’in Çalışma Şekli

Çin, bayanların iş hayatında en aktif olduğu ülkelerden biri. Kadınların Çin’deki işgücüne katkısı %40’ın üzerinde. Çin’de birçok ülkede “erkek işi” olarak tabir edilen otobüs, taksi şöförlüğü, inşaat işçiliği gibi işleri yapan birçok kadın görmek mümkün. 

Çalışma yoğunluğu göz önnüne alındığında Çinliler’in birçok ülkeye oranla çok daha fazla çalıştığını söylemek mümkün. Yasal çalışma süresi haftalık 40 saat olsa da birçok Çinli daha uzun süre çalışıyor. Mesaiye kalınması durumunda mesaiye kalmayı reddeden çalışanlar işverenler tarafından hoş karşılanmaz. 

Çinliler’in Dini

Çinliler’in çok büyük bir çoğunluğu kendini herhangi bir dinin mensubu olarak görmez. İşin ilginci Çinliler’in bu tutumunun temelinde onların dinleri reddetmesi yer almaz. Bu konunun hiç gündemlerine dahi gelmemesi nedeniyle bugünkü durum ortaya çıkmıştır. Bazı Çin gelenekleri Budizm’i işaret etse de bu geleneklerin uygulanma biçimi birçok Çinli için dinin gereklerinden dolayı değil binlerce yıllık adettendir.

Kendini bir dinin mensubu olaran Çinliler’in çoğu Budizm’i benimsemiştir. Bunun haricinde Çin nüfusunun %8’ini oluşturan Hui Çinliler’i müslümandır. Ayrıca Hristiyanlık da birçok bölgede giderek daha popüler hale gelmektedir.

Çinliler ve İngilizce

Çin’de İngilizce devlet politikası olarak ele alınıyor ve Çinliler çok küçük yaşlardan başlayarak uzun yıllar İngilizce dersleri alıyor olsa da Çinliler’in İngilizce seviyesi genel olarak birçok ülkenin çok gerisinde. En turistik ve en gelişmiş bölgelerde dahi gerçekten İngilizce bilen kişilerle karşılaşma oranı çok düşük. İthalat-ihracat işleri ile uğraşan firmalarda İngilizce bilen çok sayıda kişi bulunsa da sokakta aniden bu kişilere rastlamak kolay değil.

Çin’de Politika ve Milliyetçilik

Çinliler, çok milliyetçi insanlardır. Özellikle belli yaşın üstündeki kişiler yabancılarla görüştüklerinde Çin’in diğer ülkelere oranla ne kadar iyi bir ülke olduğunu anlatmaya çalışmaktan çok hoşlanırlar. Çin dışının ne kadar güvensiz, Çin’in ne derece güvenli ve barş dolu bir yer olduğu konuşulan konuların başını çeker.

bing.com

Politika konusu Çinliler’in hemen hiç konuşmadığı konuların başında gelir. Özellikle Çinliler’in kendi ülke yönetimleri ile ilgili kolay kolay eleştiri yaptığı dahi görülmez. Onlar var olanı olduğu gibi kabul edip hayatlarını şartlara göre şekillendirmeyi tercih ederler. O nedenle Çinliler ile beraberken politik konulara mümkün olduğunca girmemekte yarar var.

Çinliler ve Para

Benim tanıdığım Çinliler’in büyük bölümü maddi şeylerden çok hoşlanır. Ekonomik gücü yeni ev, araba vs. almaya yeten kişiler, bu aldıklarını göstermekten, aldıkları ile ilgili resimleri paylaşmaktan kaçınmazlar.

Çin dışında birçok kişiye görgüsüzlük gibi görünen bu tarz davranışlar Çinliler için çok normaldir. Onlara göre ev, araba almak güzel bir haberdir ve arkadaşlarla paylaşılmalıdır. Bu haberi alan arkadaşların da hemen hepsi bu kişiye herhangi bir kin beslemeden iyi dileklerde bulunur.

Çinliler’in Coğrafya Bilgisi

Çinliler’in belki de en zayıf olduğu konuların başında coğrafya gelir. Çin’in 500’den fazla şehri bulunan devasa boyutlarda bir ülke olması bunda bir etken olabilir. Belli başlı büyük şehirler dışında Çin eyaletlerinin küçük şehirlerini eyalet dışından olan neredeyse hiçkimse bilmez. 

Ülkeler coğrafyası konusunda da en bilinen birkaç ülke haricindeki ülkelerin hangi kıtada yer aldığını tahmin etmekte dahi çoğu Çinli çok zorlanır.

Çinliler Çalışkan Kişilerdir

Çinliler, birçok kişinin hiç tanımadığı insanlar.Çin ile iş yapan firmalar Çinliler ile ilgili sınırlı bilgiye sahiplar. Zira Çinliler’i gerçekten anlamak için Çin’de Çinlilerle zaman geçirmiş olmak gerekiyor.

Bazı kişiler Çin malı çakma ürünlere bakıp Çinliler’in üretme yoksunu tembel kişiler olduğunu düşünse de aslında Çinliler sanılandan çok daha fazla çalışkandırlar.Bir Çinli işçi- chinadaily.com.cn

Çalışarak Artan Kalite

Çin’in çakma ürünler konusunda bir çığır açtığı herkesin bildiği bir gerçek; ama üretttikleri bu çakma ürünler onlara çok şey öğretti ve artık Çinliler hemen her alanda çok ileri kalitede ürünler üretebilmeye başladılar. Bu geçiş hala %100 hale gelmemiş ols da özellikle teknoloji alanında kendini çok geliştiren Çin’in ilerleyen yıllarda “taklit edilen ülke” olma ihtimali çok fazla.(bkz.Çin Malı Ürünler Hakkında Bilinmesi Gerekenler)

chinadaily.com.cn

Çin Dünya’nın şimdilik ikinci büyük ekonomisine sahip ve 30-40 yıl önce çok büyük fakirlikten kendisini bu noktaya taşımış olan bir ülke. Bunun temel nedeni hiç kuşkusuz Çinliler’in çok çalışması. Denilebilir ki Çin ekonomik olarak kalkınabilmek için en az bir iki nesli bu yolda feda etti ve bugünkü ekonomik büyüklüğüne ulaştı. Çinliler de yoğun çalışmalarının karşılığını ekonomik olarak almaya başladıkları için mutlu görünüyorlar. 

Önce İş, Sonra Tatil

Çin’de tıpkı Türkiye’de olduğu gibi birtakım bayramlar ve resmi tatiller mevcut. Eğer bir günlük resmi tatil hafta içi günlerden birine denk gelirse o haftayı takip eden Pazar günü birçok firma tatil yapmayıp o tatil günü yaşadıkları kaybı telafi ediyor. Böylece de tatil nedeniyle olası iş gücü kayıplarının önüne geçiliyor. 

Kalabalık nüfus Çinliler’i çok çalışmaya sevk eden önemli bir etken. Rekabetin üst düzeyde olduğu günümüzde birçok firma çalışanlarından insan üstü bir emek vermelerini istiyor. İnsan çokluğundan dolayı da hiçbir seviyedeki çalışanın yeri özel sektörede garanti değil. Bu nedenle işini kaybetmek istemeyen kişiler işlerinde normalden daha fazla çaba sarfediyor.

Tiananmen Meydanı'nın kalabalık hali- bing.com

Çinliler, çalışkan olmaları gerektiğini okul zamanlarında öğreniyorlar. Öyle ki okul zamanlarında devamlı olarak ödevlerle uğraşıyorlar. Yaz tatilinde dahi Çinli öğrencilerin çoğu tatilin başladığı ilk günden itibaren birtakım kurslara gidiyor. İki ay boyunca evde oturup hiçbir şey yapmadan sadece bilgisyar oynayan öğrenci sayısı Çin’de yok denecek kadar az.(bkz. Çin Eğitim Sistemi Hakkında Önemli Bilgiler)

Çinli Kadınlar ve Kadınların Modern Çin’deki Yeri

Çin son on yıldır başdöndürücü hızla büyüyen bir ülke. Her geçen yıl daha fazla gelişen ve kalkınan Çin’in bu atılımında hiç kuşku yok ki Çinli kadınlar çok büyük bir paya sahip. Çin hükümetinin Çinli kadınlar için yaptığı en büyük iyilik belki de doğu kültürünün etkisinden biraz kurtularak kadınların iş gücüne ve sosyal hayata katılmalarını sağlamak.Çin’deki hızlı kalkınma ve modernleşmeye bağlı olarak bazı noktalarda Çinli kadınlar Dünya standartlarındaki modernliğin tadını çıkarırken, bazı noktalarda da 5000 yıllık Çin geleneklerinin bir parçası olmayı devam ettiriyorlar.

Modernleşen Çin’de Çinli kadınların toplumdaki yerini anlamak için birtakım istatistiklere bakmakta yarar var.

Çinli bir kadın-yandex.net

Nüfus

Çin, 1 milyar 300 milyonu aşkın nüfusu ile Dünya’nın en kalabalık ülkesi. Bu nüfusun %48.6’sını kadınlar oluşturuyor. Kadın sayısının diğer ülkelere oranla kısmen daha az seviyede olmasının nedeni, geleneklerden dolayı kız çocuğu istemeyen ailelerin hamilelik dönemlerinde bebeklerini aldırması. Modern Dünya’nın bir parçası olmak isteyen bir ülke için kabul edilemeyecek bu durumun önüne geçebilmek amacıyla, Çin genelinde hastanelerin ailelere hamilelik döneminde bebeklerin cinsiyetini söylemesi yasaklanmış durumda. Uygulama başarılı olmuş olacak ki, Çin’in en gelişmiş eyaletlerinde bazı şehirlerde kadın nüfusu erkek nüfusunu geçmeye başladı.

2005 ve 2015 yıllarında farklı cinsiyetlerin oranı- bing.com

Çin’de kırk yılı aşkın bir süre boyunca çok sıkı bir şekilde uygulanan tek çocuk politikasının 2016 yılından itibaren ” 2 çocuk politikası” olarak değiştirlmesinin ardından Çinli kadınların ikinci çocuk sahibi olmaya genel olarak sıcak baktığı söylenebilir. Özellikle büyük hastaneler şu sıralar doğum için başvuran hastaları yoğunluktan dolayı kabul edememeye başladı. Çin sokaklarında yürürken de çok sayıda hamile kadın görmek mümkün.

Geleneksel düşünce toplumu erkek çocuk sahibi olmaya itse de, maddi açıdan konuya yaklaşan Çinliler kız çocuğa sahip olmanın daha doğru olduğunu düşünüyor. Bu kişilerin akıllarına ilk gelen, çocuklarının evlilik çağında yapmaları gerekecek masraflar. Çin geleneklerine göre, evlenmeden önce erkek tarafının ev almış olması gerekiyor. Bu nedenle birçok Çinli aile şakayla karışık da olsa kız evlada sahip olmanın kendilerini önemli bir masraftan kurtardığına inanıyor.

Evlilik ve Annelik

Çinli bir anne ve bebeği-yandex.net

Modern yaşamın etkisiyle evlenme yaşı büyüme eğiliminde. 2000 yılında Çinli genç kızlar için ortalama evlilik yaşı 23 iken, bu yaş 2013 yılına gelindiğinde 24’e çıkmış. İlerleyen yıllarda bu sayının daha da büyümesi muhtemel.(bkz.Çin Evlilik Gelenekleri ve Düğün Adetleri)

Kariyer yapmak isteyen kadınlar çocuk sahibi olmaya karşı biraz daha temkinli davransa da, aileleriyle aynı şehirde yaşayan bayanlar için çocuk sahibi olmak onların kariyer planlarında olumsuz bir etki yapmıyor. Modern Çin’de torunların büyük bir kısmı gündüzleri, hatta bazen ayları anneanne, babaanne ve dedeleri ile geçiriyor.

Çin’de 25 ile 34 yaş arası çalışan kadınların %72’sinin altı yaşından daha küçük çocuğu bulunuyor.

Erkek egemen Çin geleneklerini günümüzde de uygulamaya çalışan Çinli erkekler, eşlerinin kendilerinden daha bilgili ve daha eğitimli olmalarına çok sıcak bakmıyorlar. Bu durum nedeniyle yüksek lisans ve üzeri eğitim almış kadınların yaklaşık %50’si bekar olarak yaşamlarını devam ettiriyor. Bu oran aynı konumdaki erkeklere oranla %10 daha fazla.

Eğitim

Çin’de kız çocuklarının okutulma oranı çok yüksek seviyelerde. Şehirleşmenin bulunduğu yerlerde kız çocuklarının neredeyse tamamı en az lise mezunu olana kadar eğitimlerine devam ediyorlar. Üniversiteye devam eden kızların oranı da azımsanmayacak kadar yüksek oranda.

Çinli ilkokul öğrencileri

Çin’de 2014 yılı itibariyle üniversitelerden mezun öğrencilerin %51.1’ini kız öğrenciler oluşturuyor. Yüksek lisans ve üstü programlardan mezun olan öğrencilerin de %51’i kız. Bu da ilerleyen yıllarda Çin’de işgücüne katılan kadınların, özellikle de üniversite mezunu kadınların oranının artacağı anlamına geliyor.

Üniversite yılları, birçok Çinli genç kız için modayı takip etmeye başlama yılları. Genç kızlar kendilerine uygun gördükleri her türlü kıyafeti bugünün Çin’inde çok rahat bir şekilde giyebiliyorlar. Giydiği kıyafetten dolayı taciz, tecavüz gibi travmatik olaylara maruz kalan kızların sayısı yok denecek kadar az. Bu nedenle çoğu Çin şehrinde genç kızlar günün her saati korkmadan, güvenle sokakta yürüyebiliyor.

İşgücü

Çin bugün bu kadar hızlı kalkınıyorsa hiç kuşkusuz bu kalkınmada kadınların rolü büyük. Zira Çinli kadınların %63.3’ü çalışarak Çin’in işgücüne katkıda bulunuyor. Bu oran Dünya’daki ülkelerin çoğundan daha ileri seviyede ki bu oranın büyüklüğü yazının başında da belirttiğim gibi Çin’in hızlı kalkınmasındaki en büyük etkenlerden biri.

Çinli bir iş kadını-yandex.net

İş başvurusunda bulunan kadınlar zaman zaman ister istemez cinsiyet ayrımcılığına maruz kalabiliyor. Firmalar çeşitli nedenlerden dolayı ilk olarak erkek adayları tercih etmek istiyor. Eğer bayan çalışanlara ihtiyaçları varsa firmaların ilk tercihi çocuğu olan bayanlar. Çocuğu olmayan, hatta evlenmemiş olan bir bayanı işe alma fikri, o bayanın günün birinde evlenip, çocuk sahip olup işten 4-5 ay uzak kalacak olma ihtimali nedeniyle firmaları düşündürüyor. Bir firmada çalışan bir bayanın hamile kalmasının ardından işten çıkarılması Çin’de yasak. Firma, bebeğin doğumundan bayanın dört ay sonra işe döneceği zamana kadar çalışanının maaşını da vermek zorunda.Doğum yapan kadınlar için belirlenen izin süresi 98 gün ve bu süre boyunca firmalar çalışanlarının maaşlarını tam olarak vermek zorunda.İş başvuruları reddedilen kadınların %75’i bu durumun evli veya çocuk sahibi olmadıklarından kaynaklandığını düşünüyor.

Çin’de kadınlar iş gücüne neredeyse erkekler kadar katkıda bulunuyor olsa da, maaşlar konusunda erkekler ile kadınlar arasında geleneklerin etkisini hissetmek mümkün. Öyle ki yapılan bir araştırmaya göre kadınlar, erkeklere oranla ortalama %35 daha az maaş alıyor. Bu oran şehir merkezlerinde biraz daha az olsa da, kırsal kesimlerde %44’e kadar çıkabiliyor.

Mavi yaka olarak da tabir edilen fabrika işçisi kadınlar için emekli olma yaşı 50. Bu sayı beyaz yakalı çalıanlar için 55. Üniversite profesörü gibi özel kategoriye giren kadınlar ise emekli olmak için 60 yaşını beklemek durumunda.

Liderlik

Çinli kadınlar iş gücüne büyük katkı sağlasa da firma sahipleri ve müdürler açısından bakıldığında doğu kültürünün etkilerini hissetmek mümkün. Çin’deki firmaların üst düzey yöneticilerinin sadece %17’sini kadınlar oluşturuyor. CEO düzeyindeki liderlerin is yalnızca %3.2’si kadın.

Çinliler’in Sağlık Sırları

Çinliler, geleneklerine çok bağlı ve gelenekleri sorgulamadan kabul etmekten hoşlanan kişiler. Sağlık konusunda dahi Çinliler’in alışkanlıkları geleneklerin etkisi altında. Beslenme ve günlük yaşantıya etki eden gelenekler Çinliler’in birçoğunun daha sağlıklı olmasına yardımcı oluyor.

Spor

Asya kültürünü pek tanımayan birçok kişi uzakdoğu sporlarının sadece dövüşmekten oluştuğunu düşünse de, aslında bu sporlar bedensel ve ruhsal sağlığa çok yararlı. Uzakdoğu sporları arasında Çin’de en popüler olanı, birçok uzakdoğu sporunun da temelini oluşturan tai chi. Genç Çinliler tai chi kısmen daha az ilgileniyor gibi görünse de, belli yaşın üstündeki önemli bir kesim tai chiye çok ilgi duyuyor.Günün ilk ışıkları ile beraber çok sayıda Çinli sokaklarda tai chi yapmaya devam ediyor. Çinliler’e göre tai chi özellikle kalp sağlığı için çok yararlı bir spor.

Tai Chi yapan Çinliler- bing.com

Gençler arasında her geçen gün popülerleşen spor dalı yoga. Çinli bayanların yogaya olan etkisi gün geçtikçe artıyor. Öyle ki zaman zaman erken saatlerde çok sayıda bayan işe gitmeden önce parklarda buluşup gruplar halinde yoga yapmaya başladı.

Öğrenciler her gün 10-15 dakika spor yapmak zorundalar. Her sabah öğrenciler okul bahçesinde toplanır ve havanın durumuna göre ya jimnastik hareketleri yaparlar, ya da okul bahçesi etrafında koşarlar. Bazı okullarda öğretmenler de öğrenciler ile birlikte sabah egzersizi yapar.

Meydan Dansları

Havanın güzel olduğu akşamlarda istisnasız her şehirde, hatta her kasabada,trafiğe kapalı bazı alanlarda büyük çoğunluğunu yaşlı kadınların oluştuğu kişiler biraraya gelerek müzik eşliğinde basit egzersiz hareketleri yaparak dans ederler.Bazı bilinen alanlarla aynı anda dans edenlerin sayısı yüzlerce olabilir.

Beslenme

Çin’deki yemek kültürün batı ülkelerine göre çok farklı boyutlarda olduğu bir gerçek; ama Çinlilerin geleneksel yemek yeme biçiminin birçok batı ülkesine oranla çok daha dengeli olduğunu söylemekte yarar var.

Çinliler yemek çeşitliliğine çok dikkat ederler. Öyle ki ister işte, ister evde, ister seyahat halinde olsunlar, masada en az bir adet sebze, bir et yemeği ve çorba bulundurmaya özen gösterirler. Çinliler’in sadece et ağırlıklı tek çeşit yemekle bir öğünü geçirdiği kolay kolay görülmez.

Bir öğünde yenen farklı yiyecekler- bing.com

Hamur işi ve tatlı yiyecekler Çin geleneğinin bir parçası değil. Son zamanlarda pastane tipi ekmekler ve pasta, çikolata gibi tatlı yiyecekler özellikle gençler ve çocuklar arasında yaygınlaşma eğiliminde olsa da Çinliler’in tatlı ve hamur işi tüketimi batı ülkelerine oranla hala çok geride.

Soğuk yiyeceklerin tüketimi de Çin’de birçok ülkeye oranla çok daha az.Çinliler’in neredeyse tamamı soğuk yiyecek ve içeceklerin sağlığa zararlı olduğunu söyler. Doktorlar da aynı şekilde hastalarına ilk olarak soğuk yiyecek ve içeceklerden uzak durmalarını öğütlüyor.(bkz. Çin Yemekleri Özellikleri, Yapılışı, Yeniş Biçimi, Çeşitleri)

Sıcak Su

Çinliler’in en çok tükettiği içecek hiç kuşku yok ki sıcak su. Sıcaklıktan kasıt neredeyse kaynar sıcaklıkta olan çok sıcak su.Restoranlarda yemeklerden önce müşterilere sıcak su verilir. Evlerde ve işyerlerinde sıcak su yılın her günü tüketilir.

Özellikle kendini halsiz hissedenler ilk olarak sık sık sıcak su içmeye yönlendirilir. Birçok kişiye ilginç gelse de öksürük, hafif ateş, boğaz ağrısı, grip başta olmak üzere iç hastalıklarının iyileştirilmesinde sıcak su önemli bir rol oynar.

Erken Yatıp Erken Kalkmak

Çinliler gerçekten batılılara oranla çok erken yatıp çok erken kalkan insanlardır. Gün Çin’de erken başlar ve erken sona erer. Bunun böyle olması gerektiğini doktorlar başta olmak üzere devamlı olarak birbirlerine söylerler. Bu sayede vücutlarının ihtiyacı olan güneş ışığından daha fazla yararlanırlar.Çin’de yetişkinlerinin çoğu akşam saat 11 olduğunda yatar ve sabah 6-7 gibi uyanır.

Pazar sabahları saat 7’de dahi Çin’de çok sayıda kişiyi dışarıda görmek mümkün. Saat 9 civarlarında süpermarketlerin otoparkları neredeyse dolu olur.

Çinliler ile nasıl iyi ilişkiler kurulur?

Aslına bakılırsa Çinlilerle iyi ilişkiler kurmak özellikle Türk kültürüyle yetişmiş kişiler için çok zor değil. Aradaki binlerce kilometreye rağmen kültürel anlamda iki ülke insanının birbirlerini tanımalarını ve birbirlerine güvenlerini sağlayabilecek birçok benzerlik var. 

Önyargıları Bir Kenara Bırakmak

Birçok kişi Çinliler tarafından kandırılacağına inanıyor. Bunda Çinliler tarafından kandırılan insanların anlattıklarının payı büyük. Bir milyar üç yüz milyon kişinin yaşadığı bir ülkede dolandırıcıların ve kötü insanların sayıca diğer ülkelerden fazla olması çok olağan. Ama ülke genelindeki her bir bireyin aynı derecede kötü olduğuna inanmak bence yanlış bir düşünce. Çinliler’in arasında da namuslu ve güvenilir insanlar var. Bize düşen Çinliler’e önyargıyla yaklaşmak yerine onları anlamaya çalışmak. Biz onlara güvenmeye başladığımız ölçüde onlar da bize güvenmeye başlayacaklardır.

bing.com

Çin’i ve Çinliler’i Küçümsememek

İlginç bir şekilde Çin’i ve Çinliler’i tanımayan birçok kişi Çin ile ilgili çok küçümseyici ifadeler kullanıyor. Bunun temel nedeni Çin’de herşeyin çakma ve kalitesiz olduğuna inanmaları. 20 sene önce bu düşünceler doğru olabilirdi; ama artık Çin’in hiçbir şekilde küçümsenecek bir tarafının kalmadığını kabul etmek lazım. Gerek ekonomik gerekse teknoloji konularında özellikle son 10 yılda Çin’de yaşanan gelişmeler Çin’in birçok konuda Dünya’ya öncülük edebilecek düzeye ulaştığını gösteriyor. 

Çinliler İle Arkadaş Olmaya Çalışmak

Türkiye’de olduğu gibi Çin’de de arkadaşlık ilişkileri iş ilişkilerinin geliştirilmesinde çok önemli rol oynar. Çinliler de tıpkı Türkler gibi arkadaşlık bağları kuvvetli olan kişilerle iş yapmayı tercih eder. O nedenle eğer Çin ile daha iyi ilişkiler kurmanın yolu, arkadaşlık ilişkilerini geliştirmekten geçiyor.

Bunu yapmanın en kolay yolu Çinliler ile beraber bir restorana gidip uzun süren yemekler yemek. Çinliler’in arkadaşlık bağlarını en çok ve en hızlı kuvvetlendirdiği yerlerin başında hiç kuşkusuz restoranlar geliyor. Birkaç tane akşam yemeğini beraber yiyen kişilerin iyi arkadaş olmamaları için hiçbir sebep yok.

Çinliler ile arkadaş olmak kolay- bing.com

Hassas Konulardan Uzak Durmak

İlişkileri geliştirmeye çalışırken birçok farklı konudan konuşmak mümkün. Ama Çinliler için hassas ve onların konuşmaktan hoşlanmadığı konuları konuşmaktan kaçınmak gerekiyor. Bu konuların en başında politik konular geliyor. Çinliler’in en az %90’ının hiç politika konuşmadığını politik gelişmeleri olduğu gibi kabul ettiğini söylemekte yarar var. Özellikle Çin hükümeti ile ilgili eleştirel cümleler kurmak onlar üstünde çok olumsuz etki yapabilir. Çoğu Çinli ülkesiyle gurur duyar, en azından öyle görünür ve gurur duydukları bir şeyle ilgili olumsuz fikirler duymak onların hoşlarına gitmeyebilir.

Bir diğer uzak durulması gereken konu ise din. Çinliler’in büyük bir çoğunluğu kendini bir dinin mensubu olarak görmez. Çoğunun dinler ile ilgili bilgisi de çok kalıplaşmış bilgiler şeklindedir. Mesela siz Müslümansanız birçok Çinli size “sen o zaman domuz yemiyorsundur.” diyecektir. Hepsi bu! Onun dışında daha detaylı bilgileri olanların sayısı oran olarak gerçekten çok az seviyelerde. Bu nedenle Çinliler ile birlikteyken devamlı olarak dini konulardan bahsetmek onların sıkılmalarına veya sizi yanlış anlamalarına neden olabilir.

Çinli İşadamları İle Görüşürken Uygulanan Adetler

İlk Karşılaşma

Çinliler’in yabancılarla ilk karşılaşma esnasında ilk yaptıkları tahmin edilebileceği üzere tokalaşmak. Aslına bakılırsa tokalaşmak bir batı adeti; ama artık Çin’de de çok yaygın. Bazı bayanlar bir erkeğe elini uzatmadan önce ilk olarak erkeğin elini uzatmasını bekleyebilirler.

bing.com

Türkiye’de birçok kişi Çinliler’in birbirleriyle görüştüklerinde bellerine kadar eğilerek birbirlerini selamladıklarını düşünür; ama bu adet bir Çin adeti değil, Japonya adetidir. Çinliler bu şekilde bir selamlama yapmazlar.

Türkiye’de çok samimi olan kişiler, iş hayatında dahi yanak yanağa öpüşmeyi tercih ederler. Böyle bir adet de Çin’de yok.

Kart Değişimi

Çinli iş adamları, genel olarak görüşmenin ilk başında kartlarını değiştirirler. Kart değiştirme aşaması Türkiye’den biraz farklı. Çinliler, adları, ünvanları ve firma bilgilerinin olduğu kartlarını diğer insanlara verirken hafif eğilirler ve iki elleriyle birden kartı tutarlar. Çin adetlerine göre kartı alan kişinin de aynı şekilde hafif eğilerek iki eliyle birden kartı alması gerekir. Kartı alan kişi de kartın üstünde yazanları sessizce okumalıdır.

Türkiye’de kartlar değiştirilirken genelde tek el kullanılır.

Hediye

Çinli firmalar, müşterilerinin önemine ve büyüklüğüne göre hediyelerinin pahalılık derecesini belirlerler. Yabancılara hediyeler veren Çinli firmalar genel olarak çay, Çin yazı yazma sanatı(kaligrafi) ile yazılmış bir eser veya bulundukları bölgeye ait özel bir yiyecek verirler. Çin dışından gelen misafirlerinin de onlara kendi ülkelerinden bir şeyler getirmesi onları çok mutlu eder.

İkramlar

Çinliler, yabancı misafirleriyle görüşürken genel olarak içecek bir şeyler ikram ederler. Bazı firmalar ilk olarak sıcak su ikram eder.  (Sıcak su Çin’de çok yaygın bir şekilde tüketilir.) Bunun haricinde misafirlerinden birkaç çay çeşidinden birini seçmesini isteyebilirler. Hemen her firmada mutlaka birkaç çeşit çay bulunur ve en çok çay tüketilir. Yabancılarla çok iş yapan bazı firmalarda kahve de bulunabilir; ama çoğu Çinli, özellikle de işyerinde kahve içmez.

Çay, yaprakları ile beraber bardağa konup servis edilirve çay içerken yapraklar ağza gelebilir. (Bu durumda ne yapılması gerektiği konusunda, bu kadar yıldır Çin’de olmama rağmen hala çok fikrim yok. Ben genel olarak yapraklar küçükse yutmayı tercih ediyorum.)

Yiyecek olarak genelde meyve ikram ederler. Türkiye’de hiç görmediğiniz; nasıl yenileceğini dahi bilmediğiniz bir meyve ikram etme ihtimalleri yüksektir. Bazı firmalarda batı adeti olarak birtakım kurabiyeler de ikram edilse de, bu tarz bir yiyecek ikram eden firmaların oranı daha düşüktür.

Yemek Yemek

Çinliler, firmalarını ziyaret eden işadamlarıyla mutlaka yemek yemek isterler. Çinliler, insan ilişkilerine çok önem verirler ve iş yemekleri yiyerek muhatapları ile daha güçlü bağlar kurmaya çalışırlar. Bu nedenle iş yemekleri sırasında işten daha çok diğer konulardan konuşmaya gayret ederler.

İş yemeği için genelde Çinliler çok iyi restoranlar seçmeye çalışırlar. Restoranı seçmeden önce misafirlerine ne yemek istediklerini sorarlar. Türkiye’deki gibi domuz yemeyen veya helal yemek arayışı içinde olan özel misafirlerine uygun olabilecek bir restoran bulma çabasına girerler. Eğer misafir “farketmez, ne varsa yeriz” benzeri bir söz söylerse çok büyük bir ihtimalle bildikleri iyi bir Çin restoranını seçerler.

bing.com

Çin’de restoranların hemen hepsinde özel birkaç oda vardır. Bu odalarda yemek yiyenler kapıyı kapatır ve odaya yemek getiren garsonların haricinde kimse girmez. Misafiri olan Çinli işadamları da bu odaların birinde yemek yemeyi tercih eder. Böylelikle misafirlerinin daha rahat edeceğini düşünürler. Çin’e ilk defa gelen ve bu kültürü bilmeyen yabancılar ilk olarak bu durumu garipseyebilir.

Birçok Çinli, misafirlerinin yemek seçmesini istese de özellikle Çin’i çok tanımayan yabancılar yemekleri seçemediğinden en sonunda kendi seçimlerini yaparlar. (Çin yemekleri ile ilgili hiçbir fikri olmayan birinin yemek seçimi yapması gerçekten çok zor; çünkü Çin’de menüler kitap gibi ve menülerde en az 100 çeşit yemek var)

Yemek için bir çorba, bir balık yemeği, bir tavuk yemeği, bir et yemeği, bir sebze yemeği mutlaka söylemeye çalışırlar. Bazen karides, yengeç yemeği gibi bir deniz canlısıyla yapılan bir yemek de söylerler. Batıda bu kadar farklı et türü genelde bir arada yenmez. İlk etapta bu kadar yemek çok fazlaymış gibi görülebilir; ama bu, Çinliler’e göre misafirseverliğin belirtisidir.

Restoranların hemen hepsinde çay ikram edilir. Bunun haricinde birçok Çinli işadamı iş yemekleri esnasında alkol almayı ve sigara içmeyi tercih eder. Hatta sadece Çinli iş adamlarının olduğu yemeklerde bir kişinin alkol veya sigara içmemesini hoş karşılamazlar. Ama misafirleri alkol kullanmayan biriyse veya herhangi bir nedenle o gün içmek istemiyorsa ısrarcı olmazlar. Alkol yerine meyve suyu siparişi verirler.

Çinliler, özellikle yabancı misafirlerinin restorandaki hesabı ödemesine izin vermezler. Eğer misafir olarak hesabı ödemeyi teklif ederseniz size “biz Türkiye’ye gelince siz de bize yemek ısmarlarsınız” benzeri bir şeyler söylerler.

Çinliler’in İlk Gördükleri Yabancılara Karşı Tutumu

Çin’de yolda yürüyen yabancıların çoğu “laowai” diye bir kelime duyar.Bu kelime Çince’de “yabancı” anlamına gelir ve Çinliler’in çoğu yabancılardan bahsederken bu kelimeyi kullanır.

Yolda yürürken yabancılar, özellikle yabancıların az olduğu şehirlerde, birçok kişinin uzun süreli bakışlarına maruz kalabilir. Bu şekilde bakan kişilerle göz göze gelindiği durumlarda dahi birçok kişi bakışlarını başka yöne çevirmeyebilir. Bu durum ilk başlarda yabancılara garip gelir ve onların kendilerini güvensiz hissetmelerine neden olur; ama bu bakışlar Çin’de genel olarak zararsızdır.Zira Çin’de yabancı olmak mutlaka zarar görmek ve kandırılmak demek değil.Yabancılar dahil Çin’de sokakta yürüyen hemen hemen hiç kimse güvenlik konusunda ciddi bir problem ile karşılaşmaz.

Sarışın ve mavi gözlü olanlara Çinliler’in ilgisi daha fazla. Bazı kişiler sarışın ve mavi gözlü kişilerle fotoğraf çektirmek ister ve bundan çok mutlu olur.

Çin’de Yabancılara Sıkça Sorulan Sorular

Çinliler’in çoğu yabancılarla konuşmaktan çok hoşlanır; ama ne yazık ki dil problemi nedeniyle yabancılarla konuşabilen Çinliler’in sayısı çok az. Bazen yabancılarla bir çevirmen varsa konuşmaya çalışırlar. Eğer yabancı Çince konuşabiliyorsa çok büyük bir zevkle konuşur ve çeşitli sorular sorarlar. Bazı sorular var ki Çin’in neresine giderseniz gidin kalıplaşmış bir şekilde yüzlerce defa sorulabilir. Mesela:

Nerelisin?

Klasik soru. Aslına bakılırsa Dünya’nın her yerinde insanların birbirine sorduğu ilk soru. Ama ne yazık ki Çinliler’in coğrafya bilgisi genel olarak çok zayıftır. Çoğu Çinli Türkiye’yi isim olarak tanısa da Türkiye’nin nerede olduğunu tahmin edemez. Türkiye ile ilgili olarak en çok bildikleri Kapadokya ve İstanbul’dur.

Çin’de Ne Yapıyorsun?

Bu soruya verilebilecek öyle çok çeşitli bir cevap olmasa da Çin’de bir öğrenci mi, yoksa çalışan biri mi olduğunuzu bilmek isterler. Turistik gezi amaçlı olarak Çin’de bulunanlar soruyu kısaca “travel” diyerek cevaplayabilir. china.cn

Kaç Para Kazanıyorsun?

Şangay, Pekin gibi gelişmiş ve büyük şehirlerde bu soruyu soranların sayısı çok az olsa da, yabancıların çok az olduğu bölgelerde çok yaygın olarak sorulan soru. Küçük yerlerdeki pasaport polisleri dahi bu soruyu sorabilir. Bazı Çinliler’e göre yabancı olmak demek çok parası olmak demektir.

Çin’i Seviyor Musun?

Çinliler, yabancıların ülkelerini sevdiğini söylediğini duymaktan çok hoşlanırlar. Bu nedenle de “Çin’i seviyor musun?” benzeri ilginç bir soru sorarlar. Hatta bazen bu soruyu Çin’e yeni ayak basmış yabancılara da sorarlar. Çin ile ilgili hiçbir fikri olmayan yabancı da Çin’i sevdiğini söylemek zorunda kalır.

Çin Yemeklerini Seviyor Musun?

Birçok yabancı için en zor soru. Çinliler’in %90’ından fazlasına göre Dünya’nın en güzel yemekleri Çin yemekleridir. Kendi ülkelerinin yemekleri olduğu için böyle düşünmeleri normal. Ama, özellikle Çin yemeklerine alışkın olmayan yabancılar Çinliler’den farklı düşünebilir. Bu da gayet normal. Durum böyle olsa bile bu soruyu soran kişilere “Çin yemeklerinden hiç haz etmem.” şeklinde bir cevap vermemek daha doğru. Bunun yerine “Çin yemekleri güzel; özellikle de şu yemek; ama bazıları şöyle olsa bence daha güzel olur.” benzeri kaçamak cevap vermek daha iyi olabilir.

Çinli Kız Arkadaşın Var Mı?

20-40 yaş arasındakilere sıkça sorulan soru. Cevap “evet” ise daha detaylı bilgi almak için farklı sorular sorarlar. “hayır” cevabının ardından ise yabancının Çinli kız arkadaş isteyip istemediğini sorarlar.

Oturduğun Ev Kira Mı, Yoksa Satın Mı Aldın?

Çin’de uzun süre yaşayan ayabancılara özellikle yaşlıların sormaktan hoşlandığı soru. Çinliler’in çoğuna göre ev satın almak yapılabilecek en önemli şeylerden biri ve zenginilik göstergesi. Kiralamak ise, sanki kötü bir şeymiş gibi, fakirlik belirtisi. Bu soruyu verilen cevaba göre “evi kaç paraya satın aldın” veya “evin kirası kaç para” soruları takip eder.

Çinliler ile İlgili İlginç Bilgiler

Çin’de Çinliler’in yaptığı öyle şeyler var ki bir kişinin Çinli olup olmadığını sadece bu davranışlara bakarak anlayabilirsiniz. İşte Çinliler’e özgü davranışlardan bazıları:

Çince Konuşma Şekli

Çince genel olarak birçok dile oranla sert vurgulara sahip. Bazı Çinliler, özellikle de erkeklerin çoğu, bu vurguları o kadar sertleştirir ve o kadar sesli konuşurlar ki sıradan şeyler bile konuşsalar dahi onların kavga ettiklerini zannedebilirsiniz. Eğer Dünya’nın herhangi bir yerinde gördüğünüz çekik gözlü kişilerin nereli olduğunu anlamak isterseniz konuşmalarını dinleyin. Kavga ediyormuş gibi bir tonda konuşarak birbirlerine gülebiliyorlarsa büyük ihtimalle Çinli’dirler.

İngilizce Konuşma Şekli

İngilizce konuşabilen Çinliler’e nereli olduklarını sorarsanız tabii ki nereli olduklarını söylerler. Ama genel olarak bir Çinli İngilizce’sini 10 saniye içerisinde anlayabilirsiniz. En basit yöntem konuştuğunuz kişiden 3’e kadar saymasını isteyin. Bir ve ikiyi söylemelerinde sıkıntı yok. Ama üçü Çinliler’in %99’u sıri şeklinde söyler. T ve h harflerinin yanyana olmasından kaynaklanan ve dili dudakların arasına sıkıştırarak çıkartılan sesi çıkartamadıkları için “sı” derler. Çevrenizde Çinliler varsa deneme yapabilirsiniz.

Herşeyin Fiyatını Konuşma

İş yaptığınız Çinliler bu konuda biraz daha dikkatli olabilir; ama arkadaşlık bağlarınızın güçlü olduğu Çinliler aldıkları şeylerin fiyatınız söylemekten çok hoşlanır. Mesela “Ne kadar güzelmiş üstündeki kazak! Yeni mi?” diye bir soru sorsanız birçoğu, özellikle de bayanlar “Evet. Yeni. 50Yuan.” benzeri bir cevap verebilir. Bu tutum ilk başlarda garip gelse de zamanla sizin için eğlenceli bir hal alabilir.

“Yemek Yedin Mi?” Sorusu

Biz Türkiye’de ilk karşılaştığımız kişilere “Nasılsın?” diye sorarız. Çinliler’in çoğu karşılaşmalarında birbirlerine ilk olarak “Yemek yedin mi?” diye sorarlar. Bunun nedeni kimisine göre Çin’in 40-50 yıl önce çok ciddi fakirlikle boğuştuğu yıllarda yiyecek yemek bulmanın çok zor olması ve yemek yiyebilmiş olmanın iyi olmak için yeterli bir sebep olmasıdır.

Kağıt Oynama Tutkusu

Havaalanlarında her türlü kişi görebilirsiniz. Eğer havaalanında bazen bankların üstünde, bazen de yerde oturarak kağıt oynayan bir grup çekik görürseniz onların Çinli olma ihtimalleri yüksektir. Çinliler kağıt oynamaya bayılırlar. Her an her yerde kağıt oynayabilirler.

Akvaryum Gezileri

Akvaryumlar çoğumuz için normal şartlarda göremeyeceğimiz türden balıkları görebileceğimiz yerlerdir ve çoğumuz gördüğüm balıkların rengiyle, görünüşüyle ve güzel olup olmadıklarıyla ilgileniriz. Ama bir Çinli ile akvaryuma giderseniz “bu balık çok lezzetli olsa gerek, şunu yesek ne güzel olur” benzeri cümleler duyabilirsiniz. Çinliler için “önce yemek!”

Çinli Turistler Hakkında Turizmcilere Tavsiyeler

Her yıl 80 milyonu aşkın Çinli, bir başka deyişle Türkiye’nin nüfusu kadar Çin vatandaşı çeşitli sebeplerden dolayı Çin dışına çıkıyor. Çinliler’in çoğu Çin dışına turistik amaçlarla çıkıyor olsa da Türkiye’ye seyahate giden Çinliler’in sayıs henüz Türkiye’nin uzun vadede hedeflediği 1 milyon barajına ulaşamadı.

Çinli turistleri Türkiye’ye çekebilmek için gerek Şanghay Başkonsolosluğu’nun, gerekse Pekin Büyükelçiliği’nin çok yoğun bir çapa gösterdiklerini göz ardı etmemek gerek. Çabalar sonuç vermeye başlamış olacak ki Türkiye’ye turistik amaçlı seyahat yapan Çinliler’in sayısında, özellikle 2018 yılında, çok ciddi bir artış gözlendi. İleride bu sayının giderek artacağını ve bir milyona yaklaşacağını söylemek yanlış olmaz.

Çinliler’i Türkiye’ye çekmek kadar Çinliler’in Türkiye’de iyi vakit geçirmelerini sağlamak da önemli. Bu nedenle bu konuda seyahat acentelerine önemli görevler düşüyor. Standart seyahat programları yerine Çinliler’e özel programlar Çinliler’in ilgisini kısa zamanda arttırabilir.

Çinliler’i memnun etmek Çinli turistleri tanımaktan geçer. İşte Çinli turistlerin bazı özellikleri:

Tarihi Yerler

Türkiye, Dünya’da en çok tarihi yere sahip olan ülkelerin başında geliyor. En bilinen tarihi mekanları turistlere göstermek tabii ki önemli; ama Çinliler’in çoğunun, özellikle de genç Çinliler’in, tarihi yerlere olan ilgisinin çok fazla olmadığını söylemekte yarar var. Çinliler’in çoğu belli başlı tarihi yerlere gidip oralarda türlü fotoğraflar çekmekten hoşlansa da uzun uzadıya tarih ağırlıklı geziler onların ilgisini çekmeyebilir.Çinliler’in birçoğunun sadece Çin tarihine ilgi gösterdiğini, Avrupa tarihi ile ilgili hiç bilgi sahibi olmayanların çoğunlukta olduğunu unutmamak lazım.

Çinli turistlere Türkiye’ye gelmeden önce çeşitli seçenekler sunulursa onların seçimlerine uygun bir tatil rotası belirlemek memnuniyet düzeyini arttırabilir.

Tarihi yerlere ek olarak deniz kıyısındaki beş yıldızlı bir otelde bir hafta kalarak, mavi tura çıkarak, dalış yaparak, lüks yerlerde vakit geçirerek tatil yapmaktan hoşlanan Çinliler’in sayısı o kadar çok ki…

Kapadokya

Şu sıralar Çinliler’in Türkiye’ye gitmesinin en büyük nedeni. Türkiye’nin adı balon turu ile özdeşleşmiş durumda. Türkiye’yi “Romantik Türkiye” olarak adlandıran şarkıda dahi romantiklikten kasıt balon turu. 

Hava muhalefeti veya benzeri nedenlerden dolayı balona binemeyecek olan Çinliler’in çok üzüleceği bir gerçek. Bu nedenle Çinliler Türkiye’de iken havanın durumuna göre tur programında yapılacak bir iki değişiklik hava muhalefetinin olumsuz etkilerini minimum düzeye indirebilir.

Ege Denizi

Ege Denizi, Çinliler için ayrı bir öneme sahip; çünkü Ege Denizi Çince’de Aşk Denizi anlamına gelir. Ege Denizi’nin adını duymamış, denizin güzelliği ile ilgili bilgi sahibi olmayan Çinliler’in sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Gel gör ki Çinliler’in neredeyse tamamı Ege Denizi’nin Türkiye ile Yunanistan arasında yeraldığını bilmez.

Bu konuda turizm şirketlerinin yapması gereken Ege Denizi’ni iyi pazarlamak ve Çinliler’e göstermek. Bu sayede Çinliler’in Türkiye’ye olan ilgisini önemli ölçüde artabilir. Çinli turistleri Bodrum, Çeşme gibi yerlere götürmek ve onların buralarda en azından bir iki gün konaklamalarını sağlamak Çinliler’in Türkiye gezisni unutulmaz hale getirebilir.

Yemek

Çinliler Dünya’yı gezmekten hoşlansa da konu yemek yemeğe gelince nedense yeni tatlara karşı bir anda kendilerini kapatırlar. Farklı yemeklere ilgi gösterenler tabii ki var; ama genel olarak Çinliler Çin yemekleri haricindeki yemeklerden çok haz etmezler. Avrupa’ya seyahate giden Çinliler’in çoğu Çin’e geri döndükten sonra yemeklerin kötü olmasından şikayet eder. Fransa’da bir hafta kalıp sadece Çin yemekleri ile beslenen Çinliler’in olduğunu biliyorum. 

Türk mutfağının Dünya’nın en önemli mutfaklarından biri olduğu gerçek. Özellikle Avrupalı turistlerin Türk yemeklerinden çok hoşlandığı da doğru. Ama Çinliler’in Türk yemeklerine Avrupalılar kadar ilgi göstermelerini beklemek yanlış olur. Seyahatler sırasında Çinliler’e Çinliler’in damak tadına uygun farklı yemek seçenekleri sunmak onlar üstünde çok pozitif bir etki yapabilir.(bkz. Merak Edilen”Çinliler Ne Yer?” Sorusunun Yanıtı)

Alışveriş

Çinliler seyahatlerinde pahalı şeylere para harcamaktan çok hoşlanırlar. Öyle ki bazıları sadece lüks bazı markaların ürünlerini daha ucuza satın almak için Japonya veya Hong Kong’a gider. Türkiye’yi ziyaret eden Çinliler’e Türk kültürüne ait birtakım ürünler satmaya çalışmak güzel; ama özellikle halı konusunda ısrarcı olmamakta yarar var. Zira Çinliler’in %99’unun evinde bir adet dahi halı bulunmaz.

Tur programında bulunan alışveriş noktalarına ek olarak Çinliler’i lüks markaların bulunduğu alışveriş merkezlerine götürmek onların çok kısa zamanda çok para harcamasını sağlayabilir.

Hele bir de mağazalar Çinli turistlere özgü olarak WeChat veya Alipay ile ödeme kabul etmeye başlarlarsa Çinliler’in alışveriş zevki daha da artabilir. Japonya ve Kore’de bazı mağazalar bu şekilde ödemeleri kabul etmeye başlamış durumda.

Japonya

İkinci Dünya Savaşı’nda Japonlar’ın Çin’i istila etmiş olmasından dolayı Çinliler’in çoğu Japonlar’dan hoşlanmaz. Seyahat halindeyken başkalarının onlara “Japon musun?” diye sorması veya Japonca’da merhaba anlamına gelen “koniçiva” demesi istemeye istemeye de olsa onları üzer.

Çinli turistlerle görüşmeden once en basit birkaç Çince kelimeyi öğrenmek, hiç olmazsa “nihao”(merhaba) veya “şieşie”(teşekkürler) diyebilmek Çinliler ile kurulan bağları güçlendirebilir.

Bilgi Fırını e-mail listemize kayıt olun!

One comment

  1. en is millet çinlililer. canlı canlı pis hayvan yiyorlar bebek yiyorlar vs . vs. mide bulandırıcı bir durum .. İYİKİ TÜRKÜM…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.