İngilizce Nasıl Öğrenilir Diye Merak Edenlere Tavsiyeler

Udemy WW

Birçok kişi “İngilizce nasıl öğrenilir?” sorusunun cevabını arıyor. Bunda bir problem yok. Ama ilginç bir şekilde bu kişilerden çoğu “İngilizce nasıl öğrenilmez?” sorusuna da cevap arıyor ister istemez.

Nasıl yani?

Şöyle anlatayım. İngilizceye haspel kader ilgi göstermiş gibi yapan; ama istediği sonucu alamadığına inandığı için İngilizce’yi bir arpa boyu ilerletemeyen ve çalışmayı bırakan o kadar çok kişi var ki.

Daha açık konuşayım.

İngilizce öğrenme niyetinde olup da “Yaşlandık artık / Kafam almıyor / Bugün öğrendiğim her şeyi ertesi gün unutuyorum / Şimdiki aklım gençken olsaydı neler yapardım / Çevremde kimse İngilizce konuşmuyor” benzeri negatif cümleler kurarak kendilerine “İngilizce öğrenemez” damgası yapıştıran çok fazla kişi tanıyorum.

Bu tarz negatif düşünceniz yoksa size iyi bir haber vereyim.

İngilizce öğrenebilirsiniz!!!

Neden İngilizce Öğrenmeliyiz?

Bu soruyu sormaya başladıysanız doğru yoldasınız demektir. Sorunun cevabını verebildiğiniz an İngilizce’nizi hızla ilerletebilirsiniz demektir.

Tabii ki herkesin İngilizce öğrenmek için nedeni başka. Burada birkaç tanesini yazayım.

  • Okul derslerine takviye
  • Yurt dışı seyahatleri
  • Yabancılarla ticaret yapmak
  • Yabancılarla günlük konuşma isteği
  • TOEFL veya IELTS gibi sınavlara hazırlanmak
  • Evdeki çocuklara öğretme isteği

Sizin nedeniniz bunlardan biri değilse sorun yok. Öncelikle uzun uzadıya düşünüp “sahi, neden İngilizce öğrenmeliyim?” sorusunu yanıtlamaya çalışın.

İngilizce Öğrenmek Ne Kadar Zaman Alır?

Eğer beş dakikada beşiktaş yöntemi ile İngilizce öğrenme niyetindeyseniz gerçeklerle yüzleşme vaktiniz gelmiş demektir. Net bir şey söyleyeyim. İngilizce’yi günde 10 dakika harcayarak adamakıllı öğrenmek neredeyse imkansız. (Bunun nedeni İngilizce’nin zor veya kolay olması değil. Bütün diller böyle.) Bu kadar kısa zaman ayırarak öğrenilebilecek olanların çok sınırlı düzeyde olacağı bir gerçek.

Agoda WW

En basit bilgisayar oyununu doğru düzgün oynayabilmek için ne kadar zaman harcadığınızı düşünün. Bir oyunu oynamak yıllar alırken İngilizce gibi bir dili 1 ay içinde sular seller gibi öğrenme düşüncesi neresinden bakarsanız çok ütopik.

Doğrusunu söylemek gerekirse İngilizce dahil bir dili öğrenmek hiçbir zaman bitmiyor. Buna Türkçe de dahil. Zira her dil yaşar ve devamlı olarak değişir. O nedenle önemli olan ne kadar zamanda kendimize güvenerek başkalarıyla anlaşabilecek duruma geldiğimiz. Bu da verilen emekle orantılı. İngilizce’ye zaman ayırıp öğrenilenleri günlük hayatta uyguladıkça istenilen seviyeye birkaç ay içinde gelmek mümkün. Öte yandan televizyon karşısında günde 10 dakika ayırarak İngilizce çalışılması durumunda 10 sene sonunda dahi “hayaller/gerçekler” karşılaştırmalarının yapılıyor olma ihtimali çok yüksek.

İngilizce Öğrenmek Zor Mu?

Yapılan bir araştırmaya göre insanların %90’ından fazlası kendi hatalarından başka şeyleri sorumlu tutuyor. Bu İngilizce öğrenmek isteyenler için de geçerli. İngilizce öğrenmeye çalışırken başarılı olamadığına inanan hemen herkesin ortak kanısı şu: “İngilizce öğrenmek çok zor!”

Peki, doğru mu?

Türkiye’nin İngilizce konuşma oranında Avrupa ülkelerine kıyasla çok geride olmasının nedeni ne İngilizce öğrenmenin zorluğu, ne de Avrupa ülkelerinde yaşayanların daha akıllı olması. En büyük neden Türkiye’de birçok kişinin İngilizce öğrenmeye çalışmak yerine mış gibi yapması.

Dünya’da en çok kişinin sonradan öğrendiği bir dili öğrenmek doğruları yaptıktan sonra inanın bana zor değil.

İngilizce Nasıl Çalışılmalı?

Çok uzun zamandır İngilizce öğretmenliği yapan ve Çin’de binlerce Çinli’ye İngilizce dersleri vermiş biri olarak tecrübelerim doğrultusunda nasıl İngilizce çalışılması gerektiğine dair fikirlerimi paylaşayım.

Bu fikirler bazıları için çok yararlı olabilecekken, bazı öğrenciler için yararlı olmayabilir. Ama genel olarak bu bilgilerin size ışık tutabileceğine inanıyorum:

İyi Bir Çalışma Planı

İngilizce öğrenmek için doğru nedeni bulduktan sonra ilk olarak çalışma planına ihtiyaç var. İngilizce’nin yaşamın bir parçası haline gelebilmesi için bu plan çok önemli.

İngilizce çalışmak özellikle ilk başlarda çok zor gelecektir ve beyin yapmaktan hoşlanılan şeyleri bırakıp İngilizce’ye yönelmeye ilk başta direnç gösterecektir. Alışkanlıklarını değiştirmeye çalışan herkes için aynı durum sözkonusu. O nedenle İngilizce’nin hayatın neresine nasıl monte edileceği ilgili iyi bir plan yapmak ve o plana sadık kalmak gerekiyor.

Çok Okumak, Çok Dinlemek

İngilizce’nin en zor öğrenilen bölümlerinden birisi hiç şüphesiz gramer, yani dilbilgisi kuralları.

Öğrencilerinin çoğu İngilizce dilbilgisi kurallarına hakim olabilmek umuduyla matematik çalışır gibi İngilizce çalışmaya çalışıyor. Demek istediğim birçok öğrenci matematik formülü yazar gibi V+-ing+sb/sth benzeri formüller yazıyor ve onları ezberlemeye çalışıyor.

Kısa sürede birşeyler ezberleyip okuldaki sınavlardan geçer not almak isteyenler için bu yöntem doğru olabilir; ama İngilizce’yi gerçekten öğrenebilmek için uzun süre geçerli olacak çözümlere ihtiyaç var.

Aliexpress TR

Bunun için yapılması gereken şeyler aslında çok basit. Çok okumak ve çok dinlemek.

Okumaktan genel olarak çok hoşlanmayan bir toplum olduğuuz gerçek. Ama en azından İngilizce için okumaya ihtiyacımız var.

Okuyarak kelime hazinesinin geliştiğini öğrenciler ilkokul yıllarındaki öğrencilere anlatır. İngilizce öğrenenler için kelime hazinesinin genişlemesine ek olarak İngilizce gramer bilgisi de gelişir.

Nasıl yani?

İngilizce yazılan metin veya kitapların büyük çoğunluğu dilbilgisi kurallarına dikkat edilerek yazılır. Bu yazıları okuyan kişiler farketmeseler de doğru kalıplara ve kuralların kullanımına alışmaya başlar. Zamanla bu kurallar beyinde yer eder ve kişiler gramer hatası olan yerleri anında anlayacak hale gelir.

Dinlemek de keza aynı şekilde. Düzgün İngilizce konuşulan film, audiobook veya ses dosyalarını dinleye dinleye beyin doğru kalıplara alışır ve bu sayede kişilerin doğru ile yanlışı daha kolay bir şekilde ayırt edebilmelerini sağlar.

Yabancılar ile zaman geçirmek

Hani “başarıya giden en kestirme yol” benzeri süslü cümleler vardır ya. İşte yabancılar ile zaman geçirmek iste o cümleleri doğrular nitelikte. (Yabancılardan kasıt Türkçe bilmeyen yabancılar)

Yabancılar ile İngilizce anlaşmaya çalışmak İngilizce’nin sihirli değnek değmiş gibi hızla gelişmesini sağlayabilir. İlk başlarda çat pat, tarzanca veya kafasına gözüne vurara konuşmaya çalışınca sırttan akan teri hissetmek mümkün. Ama zamanla İngilizce’yi daha rahat ve korkmadan kullanmaya başladıktan sonra yoku aşağı iniyormuşçasına giderek hızlanan bir biçimde İngilizce geliştirilebilir.

Çevrede hiç yabancı yoksa…

Yaşanılan yerde pratik yapacak hiçbir yabancının olmaması ihtimali yüksek. O zaman oturup ağlamak yerine alternatiflere göz atmak gerekiyor.

Dünya’da birçok kişi aynı dertten müzdarip olacak ki yabancı öğretmenler ile birebir ders yapma ve konuşma imkanı sunan çok sayıda web sitesi açıldı. Bunlardan benim favorilerimden biri, aynı zamanda uygulama olarak da telefonlara indirilebilen Cambly!

Cambly, İngilizce öğrenmeye çalışanlar ile anadili İngilizce olan öğretmenleri buluşturan bir platform.(Ben öğretmen olarak kayıt olmayı denedim; ama kaydımı tamamlayamadım)

Cambly’nin en iyi yönü öğrencilere diledikleri an İngilizce pratik yapma imkanı vermesi. Öğrenciler dakika satın alarak satın aldıkları dakika boyunca o an online olan öğretmenlerin herhangi biriyle diledikleri an görüşebilirler. Öte yandan aylık olarak üye olanlar öğretmenlerle kendi seçtikleri konularda birebir İngilizce dersi alabilirler.

Fiyat olarak bakıldığında Cambly, dışarıda gördüğünüz eğitim kurslarının çoğuna oranla çok daha ucuz. Cambly’de İngilizce pratik yapmak için dakika satın almak isteyenler dakika başına ortalama 0.39USD, aylık olarak düzenli ders almak isteyenler ise 30-130USD arasında değişen ücretler ödüyor. Sitenin tamamen Türkçe olması da ayrı bir keyif!

Uzun lafın kısası, İngilizce öğrenmek için öncelikle İngilizce’yi canavarlaştırmak yerine kolaylaştırmak, mümkün olduğunca ezber yapmadan öğrenme gayretinde olmak gerekiyor. Adı üstünde, İngillizce öğrenmek! (Ezberlemek değil)

Yorum bırakın

Yorum yaparak veya soru sorarak herkesın yeni bilgiler öğrenmesine yardımcı olun.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir