Çin’de Koronavirüsün Durdurulma Hikayesi

Türkiye’de ve Dünya’da koronavirüsün yayılmasının önüne bir türlü geçilemezken Çin’de 2020’nin son aylarında ülke genelindeki vakalar sıfıra indi.

2021’in başlarında Kuzeydoğu bölgelerinde vaka sayılarında ufak artışlar göründü ve herkesin yüreği ağzına geldi; ama bir ay içinde orada da vakalar tekrar sıfıra indirildi.

Peki Çin virüs konusunda başarıya nasıl ulaştı?

Dışarıdan bakınca birtakım komplo teorileri üretenler var. Bu teorilerin hiçbirine girmeden Çin’de yaşayan biri olarak Çin’in virüsü durdurmak için neler yaptığı ile ilgili gözlemlerimi size anlatmaya çalışayım.

Salgının Başlangıcı

Salgının Çin’de en ileri düzeyde olduğu, bütün Dünya’nın bilimkurgu filmi seyreder gibi Çin’de olanları seyrettiği dönemlerde Çin’in kuzeydoğusundaki küçük bir şehirdeydim. Bulunduğum eyalette yalnızca benim yaşadığım şehirde şu ana hiç vaka görülmedi. Ama yine de her türlü tedbirin çok sıkı bir şekilde uygulandığına şahit oldum.

2020’nin başlarında salgın Wuhan’da patlak verdiğinde Çin’in müdahale etmekte geç kaldığını herkes biliyor. Zaten Çin’in salgınla mücadele konusunda en yetkili ismi, 80 yaşındaki Dr. Zhong Nanshan de bunu söyledi.

Dr. Zhong Nanshan

Wuhan’da salgının başlangıçta önemsenmemesi, salgının ilk günlerinde 40.000 kişinin katıldığı düğünler düzenlenmesi ve yaklaşan Çin Yeni Yılı nedeniyle yüzmilyonlarca kişinin memleketine gitmesi virüsün çok hızlı bir şekilde yayılmasına neden oldu.

24 Ocak gecesi televizyonda Çin Yeni Yılı Galası’nda salgının çıkış noktası olan Wuhan’a destek mesajları gönderildi. Ama henüz o zaman Çin genelinde ciddi bir tehlike yoktu. Hatta benim yaşadığım yerde ne maske takan; ne de virüsün 2000km ötedeki Wuhan’dan oraya gelebileceğine inanan vardı.

Virüsün Yayılması ve Sert Önlemler

Çin Yeni Yılı’ndan sonraki ilk hafta Çin genelinde vakalar patlamaya başladı. Bu da Çin genelinde çok ciddi paniğe neden oldu. Farkedildi ki virüs zannedildiğinden çok daha hızlı bir şekilde bütün ülkeye yayılmış.

Yayılmayı engellemenin en iyi yollarından biri insanların hareketini engellemek olduğundan Çin hükümeti ilk olarak Çin Yeni Yılı tatilini bir hafta uzattı. Vaka görülen yerler başta olmak üzere toplu taşıma da durduruldu. Wuhan’da şehirdeki bütün trafik ışıklarının kırmızı yandığını duydum.

Tatil süresinde çalıştıkları evlere gitmek isteyen kişiler de çeşitli nedenlerle durdurulmaya çalışıldı. Arabayla başka yerlere gidenler ciddi kısıtlamalarla karşılaştı. O dönemler Şangay’a giriş için otoyolda en az üç saat beklemek zorunda kalan arkadaşlarım oldu.

Salgının en üst seviyede olduğu dönemlerde şehirlere giriş çıkışlar çok sıkı kontrol edildi

Wuhan, tam kapanmanın ve sıkı karantinanın olduğu yerlerin başında geldi. Wuhan’da yaşayanların evlerinden çıkıp site içinde yürümelerine dahi izin verilmedi. Hem de yaklaşık 80 gün boyunca. Diğer bölgelerde insanların şehirlerarası seyahatlerini bırakın, mahalleler arası seyahatleri dahi sınırlandırıldı. 20km öteye taşınanlar dahi karantinaya alındı.

Vaka artışının azalmaya başladığı Mart aylarının başlarında firmalar çok sert kurallarla açılmaya başlandı. Her firma sahibi kendi firmasından sorumlu hale getirildi. Pozitif vaka görülen firmalar kapatma cezası aldı.

Çin’in o zamandaki önceliği doğal olarak kendi insanlarıydı. İlginç bir şekilde Dünya Çin’de olup bitenleri izlemekle yetinirken Çin’e yardım gönderen ülkelerin sayısı bir elin parmaklarını geçmedi. Türkiye maske ve tıbbi yardım yapan ülkeler arasındaydı.

Wuhan’da sağlık çalışanı sayısının yetersiz kalması üzerine yurdun dört biryanından binlerce sağlık çalışanı Wuhan’a gönderildi. Gruplar halinde Wuhan’a giden sağlık çalışanları gitmeden önce hep bir ağızdan and içti. Bence bu küçük çapta seferberlik ilanı anlamına geldi.

Sağlık çalışanları Wuhan’a doğru yola çıkmadan önce and içerken

Şubat ve Mart ayları Çin’de hiçkimse için kolay geçmedi. Türkiye’de henüz hiçbir vaka görülmemiş olan o zamanlarda Türkiye’ye gitmeyi düşündüm. Ama bulunduğum yerin Pekin’e 1000 kilometreden fazla mesafede bulunması nedeniyle yola çıkmaya cesaret edemedim.

Mart ayı, aynı zamanda virüsün Dünya’da çok hızlı yayıldığı bir dönem olarak göze çarptı. Birçok ülke virüsün Çin dışına çıkmasını engellemediği için Çin’i suçlasa da; Çin o dönemlerde kendi içindeki virüse karşı gerçek anlamda savaş halindeydi.

Bu ay Çin kendi vakalarına ek olarak yurt dışından da vaka ithal etmeye başladı. Bunun üzerinde Çin’de radikal bir karar alındı ve sınırlar yabancılara kapatıldı.

O günden ben bu yazıyı yazdığım bugüne kadar da sınırlar açılmadı. Şu an sadece önceden oturma izni olan yabancılara ve Çin’de çalışmak için özel izin alarak çalışma vizesi alabilen yabancıların Çin’e girmesine izin veriliyor. Çin dışından gelen Çinliler de istisnasız en az 14 gün belirlenen yerlerde karantinaya alınıyor.

Virüsün yayılmasını engelleme amaçlı olarak Türkiye’de HES kodu olarak bilinen kod gibi, adına sağlık kodu denilen kare kod geliştirildi. Buna göre riskli bölgede bulunmayanların kodu yeşil, bulunanların kodu ise sarı veya kırmızı oluyordu. Bir süre yeşil kodu olmayan kişilerin binaların içlerine girmesine izin vermediler.

Yeşil sağlık kodu

İkinci dalga korkusu

Nisan, Mayıs aylarında işler toparlanır gibi oldu; ama Wuhan’da ve Pekin’de tekrar vakaların görülmesi Çin’i sıradışı yöntemleri uygulamaya koymaya zorladı.

Klasik giriş çıkışları engellemek gibi önlemlere ek olarak, vaka görülen bölgelerde yaşayan 7’den 70’e herkese korona testi yapıldı. Çok riskli bölgelerde iki üç kez teste tabi tutulanlar bile oldu. Bu testler sırasında bölgelerdeki vakalarda önce ani artışlar gözlendi; sonra vaka sayıları sıfıra kadar indi.

Herkese test yapabilmek için açık alanlar test merkezi haline getirildi

Pekin ve Wuhan tam toparlandı denirken bu sefer Jilin Eyaleti’nde vakalar artmaya başladı. Orada da benzer şekilde herkese korona testi yaparak ve kişilerin bölgeye giriş çıkışlarını engelleyerek vakaları sıfıra indirmeyi başardılar.

2021 Çin Yeni Yılı Öncesi

2020’nin yaz ayları ve son baharı Çin’de kısmen rahat geçti. Bu aylarda tektük vakalar görülse de vaka sayıları tehlikeli olacak bir noktaya gelmedi.

2021 geldiğinde herkes tam Çin yeni yılı için planlar yapmaya başlamıştı ki kuzeydoğu eyaletleri Jilin ve Heilongjiang’da tekrar vakalar görülmeye başlandı. Hatta günlük vakaların 100’ü geçtiği bile görüldü.

Benim Çin’de gözlemlediğim kadarıyla Çinliler’in büyük çoğunluğunda “tehlike geri döndü” korkusu başladı.

Vaka görülen yerlerde önceden başarılı olmuş yöntemler uygulanırken yurdun geri kalanında tedbirler arttırıldı. Birkaç aydır resmi daireler ve toplu ulaşım araçları dışında kullanılmayan maskeler tekrar takılmaya başlandı. Yeşil kod da çoğu yerde tekrar sorulur hale geldi.

Çin hükümeti de riski minimum düzeye indirebilmek amacıyla ilk önce vatandaşlara Çin yeni yılı için eve dönmemelerini tavsiye etti.

Tavsiyelere pek uyulmamış olunacak ki memleketine gitmek isteyen herkesin mutlaka korona testi yapmaları gerektiği, memleketlerine gitmeleri durumunda da gittikleri yerlerde karantinaya alınacakları duyuruldu. Ardından bu kural sadece başka eyaletlere gidenleri kapsayacak şekilde esnetildi.

Çin’in en büyük bayramı Çin Yeni Yılı için memleketlerine dönemeyen Çinliler çalıştıkları şehirde kalarak bayramı geçirdi.

Çin Yeni Yılı öncesindeki korona önlemleri hakkında detaylar için Bilgi Fırını’ndaki bu yazıya göz atabilirsiniz.

Çin Yeni Yılı Sonrası

Çin Yeni Yılı’nda korkulanın olmaması ve vaka sayılarının önemli boyutlara gelmeden düşük düzeylerde kalması herkese derin bir “oh” çektirdi.

Çin Yeni Yılı tatilinin bitmesiyle herkeste gözle görülür bir rahatlık başladı. Devlet daireleri ve toplu taşıma araçları haricinde maske takma oranı çok düşük seviyelere indi. Özellikle de küçük şehirlerde.

Aşılama

Günlük yaşamın büyük ölçüde normale döndüğü şu günlerde Çin’de aşı kampanyası büyük bir hızla devam ediyor. Aşı olmak isteyenler birtakım uygulamalar üzerinden randevu alıp aşılarını olabiliyorlar.

Öğrendiğim kadarıyla Çin’de şu ana kadar aşı olanların sayısı 100 milyonu geçmiş. 2022 yılının Mayıs ayına kadar nüfusun %70’lik kısmının aşılanması planlanıyormuş.

Şu an aşı konusunda bir zorunluluk yok. Ama bu kadar yıldır Çin’de yaşayan biri olarak birkaç ay sonra aşı olmayanın bazı binalara giremeyeceği, bazı şeyleri yapamayacağına dair birtakım kurallar gelebileceğini tahmin ediyorum. Bu kurallar geldikten sonra da çok daha fazla kişi çok kısa sürede aşılanacaktır.

Sonuç

Çin’in koronavirüs konusunda bugünkü başarıya ulaşmasının temelinde alınan sert ve kararlı tedbirler bulunuyor. Çinliler’in bu süreçte verdikleri katkıları, birlik olmaları ve sorumluluk bilincinde olmaları da salgının kontrol edilmesinde çok önemli rol oynadı.

Komplo teorilerini bir kenara bırakarak Çin’de neler yapıldığına bakmak bile koronavirüsün etkisini önemli ölçüde azaltmayı sağlayabilir.

2 thoughts on “Çin’de Koronavirüsün Durdurulma Hikayesi”

  1. Çok güzel anlatmışsın özgür’cüm şu anda bizler aynı şeyleri yaşıyoruz ne yazık ki biz avrupayı gezmeğe çıktığımızda şubat sonu tek tük vaka vardı önemsemedik aracımızla yola çıktık belçikaya kadar gittik fransa ve isviçreyede gidip yavaş yavaş dönmekti niyetimiz süleyman abim iş ciddiye gidiyo sınırlar kapanırsa kalırsınız oralarda dönün deyince abime kadar gelebildik şu an sınırlar kapalı geçişler yasak almanyada süleyman abimlerde karantinada mahsur kaldık allah hakkımızda ve tüm dünya için hayırlısını nasip etsin senden iyi olduğunuz haberini duyunca çok sevindim bizlerde iyiyiz halanlar kuzenler herkes iyi allaha emanet olun selamlar hoşça kalın

    1. Çok teşekkür ederim Semra abla mesajın için. Biz çok iyiyiz. Burada birçok açıdan hayat normale döndü sayılır. Bahsettiğim önlemlerin birçoğu ya kaldırıldı ya da esnetildi.

      Tam bu zamanda uzun yola çıkmak çok talihsiz bir zamanlama olmuş. Neyse ki Almanya’da kalabiliyorsunuz. Başka bir ülkede mahsur kalsaydınız her şey çok daha zor olabilirdi.

      Herkese selamlar…

Yorum bırakın

Yorum yaparak veya soru sorarak herkesın yeni bilgiler öğrenmesine yardımcı olun.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir