İngilizce Konuşabilmek İçin Ne Yapmak Gerekir?

Posted by

İngilizce öğrenmeye başlayan birçok kişi için İngilizce konuşabilmek tam da zurnanın zırt dediği nokta. İngilizce öğrenmenin sebebi ne olursa olsun İngilizce’nin öyle ya da böyle bir şekilde konuşulamıyor olması birçok açıdan kayıp olarak değerlendirilebilir. Böyle bir durum İngilizce çalışan kişilerin moralini çok etkiler ve onları strese sokar. Bu da harcanan emeklerin, zamanın ve paranın boşa gittiği düşüncesi ile birleşince sorun daha da büyür.

Doğrusunu söylemek gerekirse İngilizce konuşabilmek için öyle üstün zekalı biri olmaya hiç gerek yok. Zira İngilizce’yi konuşabilen kişiler de çok zeki oldukları için değil, İngilizce konuşabilmek için yapılması gerekenleri yaptıkları için bu konuda başarılılar. İngilizce’yi konuşabilmek için herşeyden önce yapılması gereken İngilizce’yi dileyen herkesin konuşabileceğine inanmak. “Bizden geçti artık, bu yaştan sonra kafam almıyor” benzeri söylemler İngilizce konuşmamak için birçok kişinin ürettiği bahanelerden başka bir şey değil.


Eğer siz de “İngilizce konuşmak istiyorum” diyenlerdenseniz ve bu yolda bahane üretmeden yapılması gerekenleri yapmaya hazır iseniz doğru yoldasınız demektir. Hatta İngilizce öğrenmeye çalışanların çoğundan birkaç adım önde olduğunuz dahi söylenebilir. Bu aşamada tek yapmanız gereken yapmak istediklerinizin peşini bırakmadan İngilizce’ye dört elle sarılmaya devam etmek.

“İngilizce Anlıyorum; Ama Konuşamıyorum”

Birileri İngilizce konuşulanları anlayabiliyor; ama konuşamıyorsanız size iyi bir haberim var. Doğru yoldasınız. Bir dili konuşabilmenin en temel şartı ilk olarak o dili anlayabilmektir.

İngilizce’yi anlamanıza rağmen konuşamamanızın birçok nedeni olabilir. Bunlar arasında en yaygın olan neden korku. Korkunun temelinde de “başkaları ne der?” düşüncesi yatıyor. “Konuşurken hata yaparsam acaba bana gülerler mi, beni ayıplarlar mı?” diye düşünmekten konuşmaya zaman bulamıyoruz genelde. Unutmayalım ki bir kişinin bir dili öğrenmeye gayret ediyor olması saygı gerektiren bir davranıştır. Zira Dünya’da çok sayıda kişi ikinci bir dil öğrenmeyi aklının ucundan dahi geçiremiyor.

Başkaları güldüğü zaman utanmak yerine yapılan hatalardan keyif almaya çalışmak çok daha doğru bir davranış olabilir. Hata yaptıkça ve hatalardan ders alabilir ve kendimizi çok daha iyi bir hale getirebilir. Kendi hatalarımıza gülebilmek de İngilizce’den alacağımız keyfi çok arttırır. İngilizce’nin en güzel tarafı da zaten bu. Devamlı olarak keyif alabilme imkanı! Zaten yanlış yapmak da kesinlikle utanılacak bir şey değildir.

İngilizce konuşamamaya neden olan nedenlerden bir diğeri de konuşulmaya çalışılan herşeyin Türkçe düşünüp İngilizce’ye çevrilmeye çalışılması. Türkçe düşünülüp İngilizce’ye çevrilen kelime sayısı arttıkça konuşma hızı ve kalitesi düşüyor. Burada dikkat edilmesi gereken husus, konuşmaya çalışırken ilk hedefin en doğru kelimeleri en doğru dilbilgisi kuralları ile söylemek değil, konuşulanların karşı tarafça rahatlıkla anlaşılabilecek düzeyde olması. Biz konuşmaya çalıştıkça ve İngilizce konuşanlar ile zaman geçirdikçe kullanılan dil bilgisi kuralları ve kelimeler de gelişecektir.

İngilizce Pratik Olmazsa Olmaz

Dil gevezelik işidir. Ne kadar gevezelik yaparsak konuşmamızı o kadar ilerletiriz. İngilizce konuşmak için de devamlı olarak pratik yapmak önemlidir. “Çevremde hiç İngilizce konuşan yok ki” diyenler olabilir. Onlar konuşmasa dahi siz konuşmaya çalışabilirsiniz. Veya İngilizce konuşulan ortamların bulunduğu yerlere gidebilirsiniz.

Aslında pratik yapmak için en güzel yöntem yurt dışına çıkmak. Konuşmanızı en hızlı yurt dışında ilerletebilirsiniz. Harita üstünde Türkçe konuşulmayan herhangi bir ülke seçin. Ana dilin İngilizce olmadığı bir ülke de olabilir. Mümkünse yalnız gidin ve insanlarla İngilizce konuşmaya çalışın. Kafasına gözüne vura vura da olsa bunu yapın. Bu şekilde geçireceğiniz 15 gün bile İngilizce konuşma seviyesine büyük katkı sağlayacaktır.

Önce Cesaret, Sonra İngilizce Dilbilgisi ve Kelimeler

İngilizce, dil yapısı ve gramer kuralları bakımından Türkçe’den farklı, hatta zaman zaman da çok zorlayıcı bir dil. Tabii ki her şeyi en doğru halde söylemeye çalışmak daha doğru; ama sadece gramer bilgilerini geliştirmeye çalışmak bizi ancak kağıt üstünde iyi bir hale getirir. Konuşurken yapılacak basit gramer hataları olsa dahi bu başkalarının ne demek istediğinizi anlamasına engel olmayacak düzeyde olduğu takdirde sorun olmayacaktır. O küç4ük hatalar da konuştukça düzelecektir.

İngilizce Konuşabilmek İçin Kaç Kelime Bilmek Gerekir?

Öğrencilerimin çoğu kelime bilgilerini genişletmeleri durumunda İngilizce seviyelerinin daha iyi olacağına inanıyor. Bir bakıma doğru olsa da kelime bilgisi birinci derecede önemli değil. Önemli olan bilinen kelimeleri doğru bir şekilde kullanmak. Yani çok kelime bilip kelimelerin nerede nasıl kullanılması gerektiğini bilmeden yanlış yerlerde kullanmak yerine az kelime bilip onları doğru yerde doğru şekilde kullanmak daha doğrudur.

Bildiğiniz kelimeleri kullanarak her gördüğünüzü tanıtabilecek konuma geldiğiniz anda İngilizce konuşabiliyorsunuz demektir.

Bir başka deyişle, anlamı bilinen kelime sayısı İngilizce’nin konuşulabileceği anlamına gelmiyor. Asıl yapılması gereken çok sayıda kelimenin anlamını ezberlemek değil, daha az sayıda kelimenin nasıl kullanıldığını bilmek ve onları kullanmak.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.