Çince Öğrenmek İsteyenlere Tavsiyeler

Posted by
Bu Yazıyı Paylaşın:

Birçok kişi Çince’nin Dünya’nın en zor dili olduğuna inanır ve onlar Çince konuşan birilerini gördüklerinde hayretle ağızlarını açarak “nasıl öğrendin sen bu dili?” derler.(bkz. “Çince Öğreniyorum” Demeden Önce Bilinmesi Gerekenler)

Çince öğrenmek isteyip de Çince’nin zorluğunu varsayarak bir türlü öğrenmeye başlamayan biriyseniz size güzel ve içinizi rahatlatabilecek bir haberim var. Çince’yi profesyonel olarak konuşabilen biri olarak diyebilirim ki Çince aslında çok kolay. Özellikle de Çince’nin dil yapısı. Çince’yi öğrenebilmek için anahtar Çince’nin de diğer diller gibi öğrenilebilecek bir dil olduğuna inanmak. Hepsi bu!

Çince Dil Yapısı

yandex.net

Dilbilgisi kuralları denince en zor dillerden biri, inanmayabilirsiniz ama, Türkçe. Türkçe eklemeli bir dil olduğu için fiillerin ve isimlerin sonlarına getirilen ekler zamanı, kişiyi, durumu değiştirebilyor. Bir de bu eklere büyük ünlü uyumu, yumuşama, benzeşme gibi dilbilgisi kuralları eklenince Türkçe gerçekten zor bir dil haline geliyor. Bizim gibi anadili Türkçe olan kişiler için Türkçe tabii ki kolay; ama Türkçe’yi sonradan öğrenenler eminim ki bazı noktalarda çok zorlanıyorlardır. Bazen biz bile dilbilgisi ile ilgili bazı soruları cevaplamakta zorlanıyoruz.

Çince tek heceli bir dil. Bu nedenle de Çince’de bulunan kelimelerin %99.9’unun başına veya sonuna her hangi bir ek eklenmiyor. Bu da dilbilgisi yapısının çok kolaylaşması anlamına geliyor. Kabaca örnek vermek gerekirse Çince “ben dün saat 5 oyna futbol ” veya “ben şimdi oyna futbol” benzeri cümleler kurularak konuşulan bir dil. Şöyle bir iddiam var. Sadece Çince kelimeleri öğrenmeniz durumunda dilbilgisine vereceğiniz birkaç günün ardından Çince’yi rahatlıkla konuşabilirsiniz. İsterseniz deneyin.

Çince Kelimeler

Çince tonlar-yandex.net

Çince öğrenmek isteyen kişilerin öğrenmekten vazgeçtiği noktaların bir tanesi kelimelerin telaffuz edilme aşaması. Çince ders alan kişilerin bir kısmı ilk derste Çince’nin dört ayrı tonlama ile konuşulabildiğini öğrendikten sonra Çince öğrenmekten vazgeçer. Dört ayrı tonlamadan kasıt Çince karakterlerin latin harfleriyle yazılmış karşılığı olarak yazılan kelimelerin farklı şekilde tonlanarak farklı anlamlar kazanmasıdır. Birçok kişi hangi kelimenin nasıl vurgulanacağını öğrenmeye çalışır. Buna hiç gerek yok. Çinliler’in çoğu dahi hangi karakterin nasıl tonlanacağını bilmiyor. Ama ana dilleri olan Çince’yi çok rahat bir şekilde konuşabiliyorlar. Bunun nedeni duyduklarını söylemeleri. Eğer Çince’yi de sonradan öğrenen bir kişi Çince konuşan diğer kişilerden duyduklarının aynısını söylemeye çalışırsa çok rahat bir şekilde, başına ağrılar girmeden Çince telaffuz konusunu çözebilir. (bkz.Çince Basit Kelimeler, Cümleler ve Anlamları)

Aslında Türkçe bilen kişiler olarak Çince’yi telaffuz etmemiz bir Amerikalı veya İngiliz’e oranla çok daha kolay. Çünkü Çince’de sıkça kullanılan ç,ş,ı,ü sesleri Türkçe’nin de bir parçası. Mesela Çince konuşurken “ı” demesi gereken yerlerde başka ülkelerden olan birçok kişinin “i” dediğine çok kez şahit oldum.

Çince Kelime Sayısı

Sık kullanılan bazı kelimeler-yandex.net

Çince’nin zor olduğu noktalardan biri kelime sayısının fazlalığı. Türkçe konuşurken günde 10 kelime söylüyorsak Çince’de günde 50 kelime söylememiz gerekiyor. Eşanlamlı kelime sayısı çok fazla. Bazen Türkçe’de iki ayrı yerde kullanılan birçok kelime için Çince’de farklı yerler için farklı kelimelerin kullanıldığı görülebilir.

Bu durumdan da korkmaya gerek yok. Eğer Çin’e yolunuz düşer ve Çince’nizi Çin’de geliştirmeye çalışırsanız kelimeleri yanlış yerlerde kullansanız bile genel olarak sizi anlayacaklardır ve size doğru kullanım şeklini söyleyeceklerdir. Birkaç defa yanlış yaptıktan sonra doğrusunu öğrenmek mümkün

Çince Yazmak ve Okumak

Çin Hat Sanatı ile yazılmış bazı karakterler-yandex.net

Birçok kişinin Çince öğrenmekten vazgeçmesinin tek nedeni Çince karakterler. Yani Çince’nin yazımında kullanılan ve ilk bakışta bizim için hiçbir anlam ifade etmeyen şekiller. İlk başlarda çok korkutucu ve öğrenilmezmiş gibi görünse de işin içine girdikten ve iyi öğrendikten sonra karakterlerin hiçbir zaman unutulamayacağını söyleyebilirim. Çünkü karakterleri okumayı öğrenirken fotografik hafıza kullanılır. Yani görülen şeklin beyinde fotoğrafı çekilir ve daha sonra aynı şekil göründüğünde o beyindeki fotoğraf geri çağrılır. Örnek verecek olursak, çok beğendiğiniz bir firmanın logosunu gördüğümüzde, o logoda hiçbir harf olmasa dahi o logonun hangi firmaya ait olduğunu anlayabiliyoruz. İşte bu da fotografik hafızanın sonucu. Diyebiliriz ki, Çince karakterlerin hepsi birer logo gibi ve görünce o karakterleri tanıyıp o karakterlerin neyi temsil ettiğini anlayabilenler Çince’yi anlayabilirler.

Çince yazma konusuna ayrı bir parantez açmakta yarar var. Bilgisayarda Çince’yi yazmak kısmen daha kolay. Çince yazmak için tasarlanmış bazı programları indirerek rahatlıkla Çince yazılabilir. Ama Çince’yi elle yazmaya çalışmak hiç kolay değil. Çinli öğrenciler bile Çince’nin elle yazımını öğrenebilmek için her karakteri en az 100 defa yazmak zorunda kalıyorlar. Buna rağmen yıllar geçtikten sonra bazı karakterlerin nasıl yazıldığını unutabiliyorlar. Çinliler için bir karakterin yazımını unutmak çok olağan bir durum. (bkz.Çin Alfabesi Diye Bir Şey Yok! Çince Karakterler Var!)

Çince Öğrenmek ve Çinlilerle Bağ

Çince ile ilgili başkaları ne düşünürse düşünsün bugün Çince’yi konuşabiliyor olmak özellikle Çin ile ticaret yapan veya yapmayı düşünen kişiler için çok önemli.Zira bir dili öğrenmek bir kültürü öğrenmektir ve Çin kültürünü yakından tanıdıkça Çinliler ile iş yapmak kolaylaşacaktır. Dünya’nın ikinci büyük ekonomisine sahip olan Çin ile iş ilişkilerini geliştirmek birçok kişiye önemli yararlar sağlayabilir. (bkz.Çinliler İle İyi İlişkiler Kurmanın Yolları)

Herkes gibi Çinliler de yabancıların dillerini konuşabilmesinden dolayı çok mutlu olurlar. Çince konuşup kendilerini ve kültürlerini anlayan kişilere karşı çok daha açık ve çok daha yardımsever olurlar. Bu da iş ilişkilerine olumlu katkı sağlar.

İşini Çin’de büyütmeyi amaçlayanların da Çince bilmesinde yarar var. Zira Çin’de bir işi büyütmek de Çinliler’i ve Çin kültürünü tanımakla başlar.Çin pazarı herkese yetecek kadar büyük; ama Çin’i ve Çinliler’i tanımayanların bu dev pazarda kendi payını alması çok zor.

Çin’in ilerleyen yıllarda Dünya siyasetinde bugünkünden çok daha fazla söz sahibi olacağı ve Dünya’nın gidişine çok daha fazla etki edeceği söylenebilir. Bu nedenle de Çince’nin önemi giderek artacaktır.Zaten Çin’e gelen ve Dünya genelinde Çince öğrenmeye çalışan yabancıların sayısındaki yıl bazındaki önemli artış bunun bir göstergesi. Bugünden başlayarak Çince’ye yatırım yapmak ilerleyen yıllarda çok farklı bir hayat yaşamaya yardımcı olabilir.

Çince HSK Sınavı

Çin’de üniversitelerin Çince eğitim veren bir bölümünde okumak isteyen öğrenciler Çince bilgisini test eden HSK sınavından yeterli puanı almak durumundadırlar. Bu testi başarıyla geçemeyenlerin Çin’deki tek alternatifi, yıllık ücreti Çince bölümlere oranla çok daha yüksek olan ve İngilizce eğitim veren bölümlerdir. Bugün Çin genelinde 400.000’den fazla yabancı öğrenci üniversite eğitimi almaktadır.(bkz. Çin’de Okumak İçin Yapılması Gerekenler)

Çince Öğrenmek Mantıklı Mı?

Kesinlikle evet. Günümüzde İngilizce konuşabiliyor olmak artık çok önemli bir özellik olmaktan çıktı. Özellikle büyük firmalarda iş bulmanın şartlarından biri İngilizce oldu. İkinci bir yabancı dil olarak Çince’ye yönelmek, geleceğin süper gücü olacak bir ülkenin dilini bilmek her açıdan bizi öne geçirebilir. Çince’den korkmayıp kendini Çince’ye verenlerin yolu gerçekten çok açık. Çince ile sadece Çin için’deki işleri yapabiliyor olmak bile Dünya’daki insanları %20’sine ulaşmak anlamına geliyor. Çince İngilizce ile birleşince Dünya’nın neredeyse tamamıyla bir şekilde iletişim kurabilmenin kapısı açılabilir.

Çince Öğrenmek Ne İşe Yarar?

Çince öğrenmek, içinde Çinliler’in bulunduğu her işi yapmaya yarar. Çince, günümüzde sadece Çin ile sınırlı bir dil değil. Her yıl 100 milyondan fazla Çinli çeşitli nedenlerle Çin dışına çıkmaya başladı. Çin’deki İngilizce konuşma oranının düşüklüğüne bakacak olursak Dünya’nın herhangi bir yerinde Çinliler ile direk olarak konuşabiliyor olmak Çinliler ile çok hızlı bir şekilde iletişim kurmayı sağlayacak ve Çinliler’in sevgisinin kazanılmasına yardımcı olacaktır. Çinliler, dillerini konuşan yabancıları çok severler ve sevdikleri kişilerle çok daha fazla ortak iş yaparlar.

Çince Öğrenmek Ne Kadar Sürer?

Bu sorunun yanıtı tamamen kişinin kendi çabasıyla doğru orantılı. Çince’yi sorgulamadan olduğu gibi kabul edenler kısa zamanda büyük ilerleme katederken, Çince’nin aklazarar bir dil olduğunu düşünenler yıllar geçse de Çince konusunda bir arpa boyu yol katedemeyebilirler.

Çince’yi tam anlamıyla okumak veya yazmak doğrusunu söylemek gerekirse çok uzun yıllar alabilir. Ama ciddi bir şekilde çalışanlar bir sene sonunda basit kelimeleri karakterler kullanarak bilgisayar ortamında Çince yazabilmeye başlayabilirler. Çince’yi elle yazabilmek için çok daha uzun zaman gerekir; ama Çince’nin illa ki elle yazılması gerekmiyor.

Çince konuşma konusunda gerekli süre de yine kişinin kendisi ile alakalı. Çince’ye ciddi bir şekilde önem verenler ve Çin’de yaşayanlar bir sene sonunda en azından Çin’de günlük hayatta yapılacak işleri rahat rahat yapabilecek hale gelebilirler. Çince’yi profesyonel anlamda kullanmaya başlamak 3-4 sene sürebilir.

Kısaca, Çince’de tıpkı diğer diller gibi yoğun çalışma ve kararlılık gerektiriyor. Günde 15 dakika ayırarak iki üç ayda Çince’nin veya herhangi başka bir dilin öğrenilmesi neredeyse imkansız. Çince için bir lisan bir milyar insan anlamına gelir ki bunun için emek vermeye değer.

Çince Öğrenmeye Nereden Başlanmalı?

Çince öğrenmeye başlamadan önce kafa olarak bir dil öğrenmeye başlamaya hazır olmak lazım. Çince’den bir öcü gibi korktuğumuz ve “ne biçim bir dil bu” düşüncesine sahip olduğumuz müddetçe Çince çalışmaya başlamamak daha iyi.

Çince öğrenmeye başlamak için en uygun yer tabii ki Çin. Çin’de sadece Çince çalışarak geçecek bir yılın getirileri çok büyük olabilir. Çin’de Çince eğitimi almak için en kolay yol, alanında uzman olan aracı firmalar. Bu şekilde Çin’e gelmek biraz pahalı olsa da sonradan karşılacak problemlerin önceden çözülmesi ve rahat bir şekilde gelebilmek için bu yöntem en iyisi.

Çin’e aracı firmalar olmadan, okullara direk görüşerek gelmek de mümkün. Bu yol genel olarak daha ucuza gelse de öğrenciler için daha yorucu olabilir. Zira bu yolu seçen öğrencilerin okullarla görüşmelerini, vize işlemlerini kendileri yapmaları gerekmektedir.

Çin’e gitme durumu yoksa Türkiye’de üniversitelerin Çin Dili ve Edebiyatı bölümlerinde okumak veya Çince kurslarına yazılmak çok yararlı olabilir. Ama Türkiye’de Çince’nin tam olarak öğrenebilmesi için gerekli olan süre doğal olarak çok uzundur. Zira Çin dışında tamamen Çince konuşulan ortamlarda geçirilen süre Çin içine oranla çok daha azdır.

Evde Çince Öğrenmek

Hiç tavsiye edile bir yöntem değil. Özellikle de sadece Çince ile ilgili kitaplara bakarak Çince’nin gerçekten öğrenilebileceğine inanmak çok büyük bir yanlış. Çince kitaplar ek bilgi olarak çok yararlı olabilir; ama bir dil hiç konuşulmadan ve duyulmadan ÖĞRENİLEMEZ.

Çince Öğrenmek ile İngilizce Öğrenmek Arasındaki Fark

Aslında ne Çince İngilizce’den zor, ne de İngilizce Çince’den. İki dilin genel olarak birbirinden akla kara kadar farklı olduğu doğru; ama bu farklar zorluk anlamına gelmiyor. Dil öğrenmenin mantığı bütün diller için aynı. Bir dili öğrenmeyi öğrenen kişiler bütün dilleri kolaylıkla öğrenebilirler.Çince ile İngilizce arasındaki farklardan bazıları:

Dilbilgisi

İngilizce’nin dilbilgisi kuralları hemen hemen herkes tarafından biliniyor. Çince ise birçok kişiye oranla tam bir kapalı kutu. Birçok kişinin Çince bilgisi Çince’nin “çan, çin, çon” seslerinden oluştuğundan ibaret.

Türkçe, İngilizce ve Çince dilleri arasında dilbilgisinin zorluk derecesi üzerine bir sıralama yapmak gerekirse benim sıralamam zordan kolaya Türkçe, İngilizce ve Çince olur. Yani, eklemeli bir dil olan Türkçe’nin dilbilgisi kuralları İngilizce’ye oranla daha karmaşıkken, İngilizce Çince’ye oranla kat be kat zor dilbilgisi kuralları içeren bir dil.

Türkçe’de “Ben dün parka gittim” cümlesinden yola çıkarak bir örnek verelim. Herkesin bildiği gibi, Türkçe’de ekler çok yaygın olarak kullanılır. “Ben dün parka gittim” cümlesindeki park sözcüğünde -e yönelme durumu eki vardır. git fiilinin sonunda ise görünen geçmiş zaman eki olan -di benzeşerek -ti şeklinde yazılır ve bu ekin ardından da birinci tekil kişi eki olan -m getirilir.

Bu cümleyi İngilizce söylemeye çalışsaydık “I went to the park yesterday”, yani “Ben git park dün” derdik. Geçmiş zamanı belirtmek için de “go” fiilinin geçmiş zaman formu olan “went”i kullanırdık.

Aynı cümlenin Çince’deki karşılığı ise “Ben dün git park” şeklindedir. Ama Çince’de zamana göre fillerin yapısında hiçbir değişiklik olmaz ve kelimelerden sonra kolay kolay ek kullanılmaz. Sadece kelimeyi değiştirerek zaman ve kişi değiştirilir. “Sen dün git park”, veya ” O şimdi git park”, “Biz yarın git park” gibi.

Çince kelimeleri bilen kişiler çok kısa bir süre içinde Çince konuşabilecek hale gelebilirler.

Harfler ve Karakterler

İngilizce, herkesin bildiği gibi 26 harfli bir alfabeden oluşur.  Tıpkı Türkçe’de olduğu gibi, İngilizce’de de harflerin yanyana getirilmesiyle kelimeler oluşturulur ve cümle içindeki kelimeler boşluklarla birbirinden ayrılır.

Çince’de herhangi bir alfabe bulunmaz. Alfabedeki harfler yerine Çince’de her biri farklı anlama gelen binlerce farklı şekil vardır. Karakter olarak da bilinen bu şekiller nedeniyle birçok kişi Çince’yi hiç öğrenilmeyecek bir dil olarak görür. Bu karakterlerin öğrenilmesi Çinliler için dahi çok uzun sürer. Belki de Çince’nin en zor yanı karakterlerin yazımı ve okunması. Bu karakterlerin eğlenceli kısmı öğrendikçe ve sokakta yürürken tabelaları okumaya başladıkça insana ayrı bir mutluluk vermesi.

Çince karakterler soldan sağa doğru yazılır. Büyük-küçük harf gibi kavramların bulunmadığı Çince’de kelimeler arasında herhangi bir boşluk bulunmaz. Bu nedenle cümlelerin içindeki özel isimleri ayırt etmek ilk başlarda biraz zaman alabilir.

Çince karakterleri, özellikle az kullanılanları elle yazmak Çinliler için bile zaman zaman zor olabiliyor. Çince için geliştirilen ve adına pinyin denilen yazma yöntemi sayesinde karakterleri özellikle bilgisayarda yazmak çok kolaylaşmış durumda. Pinyin, Çince karakterlerin latin harfler kullanarak yazılması anlamına geliyor. Buna göre Çince yazmak isteyen kişiler karakterlerin latin harfleri ile yazılmış halini tuşluyor ardından da yazmak istedikleri karakteri aynı latin harfleri kullanılarak yazılan karakterler arasından seçiyor. Çinliler bile birbirleriyle mesajlaşırken bu yöntemi kullanıyorlar.(bkz.Çince Öğrenmek İsteyenler Öncelikle Neyi Bilmeliler?)

Kelime Sayısı

Türkçe, aynı şekilde yazılan; ama farklı anlama gelen eşsesli kelimelerin çok olduğu bir dil. Bu nedenle Türkçe’de günlük hayatta kullanılan kelime sayısı hem İngilizce’ye hem de Çince’ye oranla daha az. İngilizce ile Çince’yi karşılaştırdığımızda ise İngilizce’de günlük hayatta Çince’ye oranla daha az kelime kullanıldığını söyleyebiliriz.

Birçok kişi günlük hayatta kullanılan kelime sayısının kitap okuma oranı ile ilgili olduğunu söyler. Kitap okumanın kelime hazinesini genişlettiği bir gerçek; ama Çinliler, çok kitap okuduklarından dolayı değil, Çince’nin yapısından ötürü çok fazla kelime kullanırlar.

Çince’de kelime sayısı çok fazla olsa da kelimelerin mantığını öğrenmek diğer dillere oranla daha kolay. Çünkü genelde kelimeler anlamlı iki veya üç karakterin bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Karakterlerin ne anlama geldiği biliyor olmak kelimeleri anlamaya yeterli olur.

Örnek olarak “restoran” kelimesi. İngilizce’de restaurant olarak bilinen kelimenin Çince’deki karşılığı yemek+yer şeklindedir. Yani yemek yenilen yer. “Kahvaltı” kelimesi ise Çince’de “sabah+yemek”, yani sabah yemeği anlamındadır. Aylardan bahsederken de Ocak, Şubat gibi özel kelimeler yerine Çince’de Birinci ay, ikinci ay gibi tanımlamalar yapılır. Bunlar gibi örnekler Çince’de o kadar çok ki.

Sonuç olarak Çince’nin İngilizce ve Türkçe’den farklı bir dil olduğu doğru. Ama bu farklar Çince’yi zor bir dil yapmıyor. Çince’yi farklı bir dil olarak kabul edip, farklılıkları sorgulamadan öğrenmeye çalışanlar görecekler ki Çince öyle korkulacak bir dil değil.

e-mail listemize SİZ de kayıt olun!

Bu Yazıyı Paylaşın:

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.