Çin Yaşam Tarzı Türkiye’dekinden Ne Kadar Farklı?

Posted by

Çin ile Türkiye birbirinden binlerce kilometre uzakta bulunan iki ülke. Bu durum, kültürel farklılıklar ile birleşince Çin’de yaşam Türkiye’dekinden farklılaşıyor.İşte Çin ile Türkiye arasında günlük yaşamdaki bazı farklılıklar:

Günün Başlangıcı

Çinliler‘in güne Türkler’den çok daha önce başladığı kesin. Bunun en temel nedeni Çinliler’in daha erken kalkma zorunluluğu. Öğrencilerin çoğu sabah 7 ile 7:30 arasında sınıftaki yerlerini alıyorlar. Çalışanlar da keza aynı şekilde daha erken saatlerde işyerlerinde oluyorlar. Türkiye’de özellikle özel sektörde birçok firma sabah saat 9’da işbaşı yaparken, Çin’de firmaların çoğu 8-8:30 civarında işe başlıyor.

Hafta sonları, yani kişilerin okula ve işe gitme zorunluluklarının olmadığı zamanlarda da Çin’de yaşam Türkiye’ye oranla çok daha erken başlıyor. Cumartesi ve Pazar günleri Çin’de sabah 6-7 gibi dışarı çıkarsanız birçok kişiyi(özellikle yaşlıları) Taichi yaparken görebilirsiniz.  Bazı bölgelerde gruplar halinde yoga yapan genç bayanları görmeniz de mümkün. Türkiye’de aynı saatlerde dışarı çıktığımızda spor yapan birkaç kişi dışında çok fazla kişiye rastlamazsınız. Şehrin yeni bir güne hazırlandığı o anlar Türkiye’de sanki daha fazla hissediliyor.

Süpermarketler, nedenini anlamadığım bir şekilde, Çin’de çok erken saatlerde dolmaya başlıyor. Pazar günleri dahi sabah 9’da evinize en yakın süpermarketlere gittiğinizde arabanızı parkedecek bir yer bulmakta güçlük çekebilirsiniz. Türkiye’de, özellikle Pazar günleri, saat dokuzda bırakın o kadar kişiyi, yarısı kadarını dahi süpermarkette göremezsiniz. Hatta çoğumuz saat dokuzda hala uyuyor oluruz.

Türkiye’deki birçok aile için Pazar kahvaltıları ayrı bir önem arz eder. Öyle ki bazı aileler sadece Pazar kahvaltılarını birarada yapar. Bu nedenle bu kahvaltılar için özel hazırlık yapılır veya bazı kişiler sabah 10’dan sonra civardaki kahvaltı salonlarına gider. Kitap kadar kalın gazeteler yavaş yavaş okunur ve devamlı sohbet edilir. Çin’de ise Pazar sabahının getirdiği hiçbir farklılık yok. Çin’de yaşayan bir Türk iseniz o uzun Pazar kahvaltılarını özleyebilirsiniz.

Öğle Saatleri

Çin’de yaşam erken başladığı için öğle yemeği de haliyle Türkiye’ye oranla daha erken yeniliyor. Çin’deki okulların ve işyerlerinin çok büyük bir çoğunluğu saat 11:30 civarlarında paydos ediyor. Saat 12’den sonra çok az sayıda Çinli öğle yemeği yiyor. Türkiye’de genel olarak öğle yemeği saat 12’den sonra yeniliyor. Hatta öğlen yemek yemek için çalıştığı şirketin belirlediği saatlere bağlı kalma zorunluluğu olmayan kişiler, özellikle yaz aylarında saat 1 veya 2 gibi de öğle yemeklerini yiyebiliyorlar. Beni zaman zaman saat 2’de yemek yerken gören Çinli arkadaşlarım bana “Bu saat öğle yemeği için çok geç.” diyorlar.

Alışveriş merkezleri de Çin’de yemek saatlerinin kesin olarak anlaşılabildiği yerler. Saat 11 ile 12 arasında alışveriş merkezlerindeki birçok restoran müşteri akınına uğrarken, saat 12:30’dan sonra müşteriler çok azalıyor. Hatta birçok restoran saat 1 ile 4 arasında müşteri azlığından dolayı kapanıyor. Türkiye’deki alışveriş merkezlerinde devamlı olarak yemek yiyen birilerini görmek mümkün. Saat 12 ile 1 arası yoğunluk yaşansa da restoranlar kolay kolay kapanmıyor.

Öğle yemeklerini bitiren gerek öğrenci gerekse çalışan Çinliler’in birçoğu uygun yerlerde öğle uykusuna yatıyor. Öğrencileri sınıfta 15 ila 30 dakika uyumaya zorlayan liseler dahi var. Türkiye’de de öğle paydoslarında bir süre uyuyan kişiler olsa da sayıca kıyaslama yapıldığında Çin’de uyuyanların sayısının Türkiye’ye oranla çok daha fazla olduğu görülebilir.

Akşam Saatleri

Aile yapısı ve aile bütünlüğü hem Türkiye’de, hem de Çin’de kültürün çok önemli bir parçası. Bu nedenle Çin’de ve Türkiye’de birçok kişi işten çıktıktan sonra ilk olarak evlerinin yolunu tutuyor ve akşam yemeğini ailesiyle beraber yiyor. Türkiye’de Akşam yemeğini genel olarak bayanlar yaparken, Çin’de, özellikle Şangay ve çevresinde, akşam yemeğini yapan erkeklerin sayısı azımsanmayacak kadar çok.

Akşam yemeğinden sonra Çin’de Türkiye’ye oranla daha çok kişi dışarıya çıkıp bir süreliğine yürüyüş yapıyor. Çin şehirlerinin Türk şehirlerine oranla daha fazla park ve yürüyüş alanı içeriyor olması kişileri daha fazla yürüyüş yapmaya teşfik ediyor olabilir.

Akşamın ilerleyen saatleri iki ülke için çok benzer. İki ülkede de televizyon açılıyor ve yatana kadar açık tutuluyor. Aynı saatlerde telefonda oyun oynama veya sosyal medya da vakit geçirme süresi de iki ülkede birbirlerine çok benzer seviyede.

Akşamları arkadaşların veya akrabaların evlerine gitmek Türkiye’de çok olağan bir durum. Çin’de ise tam tersi. Birçok Çinli özellikle akşam saatlerinde başkalarının evine gitmez. Gitseler de akşam yemeği bittikten sonra hemen evlerine döner. Oysa Türkiye’de akşam yemeğinden sonra tatlılar, meyvalar gelir ve bol bol çay içilir.

Yatağa yatış saatine baktığımızda Çin’in en az %90’ının saat 11 olunca yatmaya gittiğini söyleyebiliriz. Oysa bu saat Türkiye’de birçok kişi için çok erken. Akşamları dizi veya Şampiyonlar Ligi maçlarını seyreden hiçkimse seyrettiği diziyi veya maçı yarıda bırakıp yatmaya gitmiyor. Bu nedenle Türkiye’de birçok kişi saat 12’den önce yatmamayı alışkanlık edinmiş durumda.

İki ülke arasındaki farklılıklardan bahsederken hiçbir farklılığın bir diğerine üstünlük sağlamadığını da söylemekte yarar var. Bazı kişiler için erken başlayıp erken biten, çalışma odaklı Çin’deki yaşam daha uygun gelirken, bazı kişiler için kişilere kısmen daha çok sosyalleşme imkanı veren Türkiye’deki hayat daha uygun gelebilir.

Çin’de Sosyal Yaşam

Dışarıdan bakınca insana Çin’de birşey yapılmazmış gibi geliyor da olabilir; ama Çin’de de olsa yapılabilecek sosyal aktiviteler mutlaka ki var. Büyük küçük hemen her Çin şehrinde yapılabilecek bazı sosyal aktiviteler:

Restorana Gitmek

Çinliler’in en büyük sosyalleşme mekanlarının başında restoranların olduğu söylenebilir. Restoranların çoğunda 8-10’ar kişilik özel odalar bulunmaktadır. Arkadaşları ve sevdikleriyle güzel bir yemek yemek isteyen, aynı zamanda da rahatsız edilmek istemeyen Çinliler sıklıkla bu odaları tercih ederler. Bu odalarda asıl yapılan sohbet etmektir. Sohbet sırasında yenilen yemeğin sohbetin garnitürü olduğunu söylemek daha doğru.

Restoranlardaki özel odaları tercih eden Çinliler bu odalarda 2-3 saat geçirebilirler.

KTV’ye Gitmek

KTV, İngilizce’de Karaoke Television olarak geçen kelimenin kısa hali. Karaoke yapmak demek, bir şarkının sözlerini ekranda görüp o sözleri takip ederek şarkıyı söylemeye çalışmak demektir.

Çin’de her şehirde dışarıdan bakıldığında beş yıldızlı otel görüntüsü veren KTV salonları görebilirsiniz. Bu salonlar 5-10 kişilik onlarca odadan oluşur. Bu odaların her biri karaoke yapmak için bir kontrol paneliyle, televizyon ve ses sistemiyle donatılmıştır. Buralara gelen kişiler sevdikleri şarkıları söylemeye çalışarak arkadaşlarıyla birlikte hoşça vakit geçirirler.

KTV kültürü çoğumuzun bilmediği; ama Uzak Doğu’da, özellikle Çin’de çok yaygın olan bir kültür. 90’lı yıllarda Türkiye’de de karaoke çılgınlığı başlamış olsa da karaoke yapmak toplumda hiçbir zaman en popüler sosyal aktiviteler arasına giremedi.

Sinemaya Gitmek

Çin şehirlerinin çoğunda kültür-sanat aktiviteleri konusunda eksiklik olsa da neredeyse her şehirde sinema vardır. Hatta neredeyse her şehirde IMAX salonu olan bir sinema da vardır. Özellikle Çinli gençler Türkiye’dekiler gibi sinemaya gitmeye bayılırlar. Genel olarak Çin filmlerinin gösterildiği sinemalarda popüler Hollywood filmlerini seyredebilmek de mümkün. Ama bilet almadan önce gösterimin orjinal dilinde mi, yoksa Çince dublajlı mı olduğunu sormanızda yarar var. Zira bir savaş filmi dahi dublajlı olarak gösteriliyor olabilir.


Firsat.me TR

Çin’de sinemalarda filmin ortasında Türkiye’deki gibi 10 dakikalık ara bulunmamaktadır. O nedenle Çin’de sinemaya gitme ihtiyacı hissederseniz filmden önce patlamış mısırınızı almalı ve tuvalet ihtiyacınızı karşılamalısınız.

Parka Gitmek

Çin’in hemen her şehrinde şehrin bir köşesinde güzel bir park görebilirsiniz. Sabahları günün erken saatlerinde Taiji yapan kişileri, akşam da meydan da dans eden kişileri görebilir, dilerseniz onların arasına katılabilirsiniz. Koşmaktan hoşlanan biriyseniz de bu parkları tercih edebilirsiniz. Göreceğiniz parklar genel olarak çok bakımlı ve güvenlidir. Size kendinizi güvensiz hissettirecek olumsuz bir durumla kolay kolay karşılaşmazsınız.

Parka gidip yeşillikler arasında veya bir göle bakarak çay-kahve içmekten hoşlanan biri iseniz çayınızı yanınızda getirmenizde yarar var. Zira parkların çoğunda çay bahçesi gibi bir yer yok.

Kafelere Gitmek

Türkiye’de, özellikle batı bölgelerinde önemli bir yeri olan kafe kültürü her geçen yıl Çin’de de gelişiyor. Çay-kahve içmek için, özellikle gelir seviyesi biraz daha yüsekte olan şehirlerde Starbucks Coffee’ler görebilirsiniz. Bunların yanında bazı küçük kafeler de bulabilirsiniz; ama sigarasız kahve içmenin tadına varmak isterseniz çok küçük kafelere gitmemenizi size tavsiye ederim. Çin’de kapalı yerlerde sigara yasağı olmadığı için sigara içilmesini engelleyip engellememek genel olarak işletmelerin insiyatifinde ki küçük yerler müşterilerine “burada sigara içilmez” demeye çekiniyorlar.

Bulunduğunuz bölgede hiç Starbucks yoksa KFC’leri tercih edebilirsiniz.Çin’de KFC olmayan şehir yok gibi bir şey. “Fast food lokantasında da sosyalleşme mi olur?” diyenlerdenseniz yaşadığınız yerdeki diğer kafeler ilginizi çekebilir.

Spor Organizasyonları

Spor organizasyonları arasında en popülerleri Çin Futbol Ligi ve Çin Basketbol Ligi. Metropol şehirlere veya önemli eyalet başkentlerinin yakınlarında yaşayanlar bu aktiviteleri düzenli olarak takip edebilirler. Ama bu bölgelere uzak olanlar sadece bir maç seyretmek için yüzlerce kilometre katetmek zorunda kalabilirler.Bu durumda onların yapacağı bulundukları şehirlerdeki lokal organizasyonları takip etmek.

Futbol ve basketbol haricinde diğer spor branşlarına ait uluslarası organizasyonları da takip edebilirsiniz. “Bu sporu seyretmeye kim gider?” demeden önce biraz düşünmeniz daha doğru olabilir. En adını duymadığınız bir turnuvayı bile izlemeye gelenlerin sayısı sizi çok şaşırtabilir.

Çin’de Rahat Yaşamak İsteyenler İçin

Doğup büyünülen yerden ayrılıp başka bir yerde yerleşmeye çalışmak birçok kişi için çok zor bir şey. Öyle ki çoğu kişi aynı ülke içinde bile başka şehirde yaşayamayacağına inanır. Başka bir ülkede, hele hele binlerce kilometre uzakta bulunan Çin gibi bir ülkedeki hayata uyum sağlamak bu kişiler için neredeyse imkansız denecek kadar zordur. Çin ile ilgili kulaktan dolma yanlış bilgilerle donatılmış olmak Çin’in yaşanılmaz bir yer olduğunu düşündürebilir; ama aslında Çin, birçok kişinin düşündüğünün aksine birçok açıdan yaşmaya değer bir yer. Belki de bu yüzden her yıl daha çok kişi Çin’de yaşamayı tercih ediyor.

Farklılıklara Hazır Olmak

Çin’de yaşamak için ilk olarak yapılması gereken farklılıklara hazırlanmak. Sonuçta Çin ile Türkiye, aile ve arkadaş ilişkileri ele alındığında benzerlikleri bulunan; ama genel olarak birbirlerinden çok farklı olan iki ülke. O nedenle birçok kişinin yaptığı gibi Çin’de iken Türkiye’deki yaşantıyı, Türkiye’de iken Çin’deki yaşantıyı aramak yapılacak en büyük yanlışlardan biri. Çin’i Çin olarak kabul edip o şekilde benimsemek ve kültürel farklılıklardan ve geleneklerden kaynaklanan farklılıkları sorgulayıp farklılıkları olduğu gibi kabul etmek çok önemli. Coğrafya olarak Türkiye’ye bu kadar uzak olan bir ülkenin Türkiye ile her konuda aynı olması da zaten beklenemezdi.

Çinliler’i Tanımaya Çalışmak

Çin’de günlük yaşamın bir parçası olmak için Çinliler‘i tanımaya çalışmakta yarar var. Nedendir bilinmez; ama Çin’e gelen kişilerin çok büyük bir kısmı Çinliler’e küçümseyen gözlerle bakar. Çin’i hiç tanımayan kişilerin büyük çoğunluğu da hala Çin’in insanların günlük 1 dolara çalıştığı çok fakir bir ülke olduğunu düşünür. Her ülkede olduğu gibi Çin’de de fakir insanların olduğu doğru; ama Çin’de 100 milyonun üstünde yıllık geliri 20.000 doların üstünde olan kişi bulunduğu da bir gerçek.

Çinliler’i tanıdıkça Çin’de yaşamanın kolaylaştığını söylemek yanlış olmaz. Zira Çinliler arkadaşlık ilişkilerine çok önem verirler ve arkadaşlarıyla çeşitli şeyler paylaşmaktan çok hoşlanırlar. Arkadaş olarak benimsedikleri kişiler nereden olursa olsun, o kişilere ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışırlar.

Ticaret ile uğraşan ve Çin’den ithalat yapan kişilerin çoğunun Çin ile ilgili kötü bir anısı vardır. Bunun birkaç nedeni olabilir. Bunlardan birincisi kötü niyetli kişilere denk gelmeleridir ki her ülkede olduğu gibi Çin’de de kötü niyetli kişiler vardır. Ama oran olarak bakıldığında iyi insanların sayısı her ülkede her aman için daha fazladır.

Ticarette Çinliler ile problem yaşamanın bir diğer ve en önemli nedeni ise iki ülke insanının tamamen farklı düşünce yapısına sahip olmasıdır. İki taraf da kendine göre haklı olduğunu düşünerek karşı tarafı suçlar ve ortaya istenmeyen durumlar çıkar. Çinliler’i gerek günlük hayatlarında, gerekse iş hayatlarında tanımaya çalışmak Çin’e uyum sağlamak için gereken süreyi önemli ölçüde azaltır.

Çinliler’i yakından tanımanın en önemli yollarından biri Çinliler ile onların konuştuğu dili konuşmak. Bir başka deyişle, Çinliler ile Çince konuşabiliyor olmak Çin’deki yaşamın önemli ölçüde kolaylaşmasını sağlayabilir.

İstedikten sonra her yerde yaşama uyum sağlamak mümkün. Çin’de birkaç seneliğine de olsa öğrenci veya çalışan olarak yaşamaya çalışmak herkesin çok farklı bir hayat tecrübesi edinmesine yardımcı olabilir.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.