Bebeğimle Konuşuyorum

Share Button

“Bebeğimle konuşuyorum” cümlesi ilk başta yanlış gibi geliyor insana. Bebek ve konuşmak. Oysa ki doğru bir cümle. Annesi, karnındaki bebekle konuşmaya başlar ve ondan sonra da hep konuşur, konuşmalıdır.

Eliyle karnını tutan anne, “oğlum” veya “kızım” derken mutlu olur. Müzik dinletmek de ona bir şeyler anlatmak kadar güzel gelir annesine.

Bebeğin Ses Kayıt Cihazı Hep Açık

Bebeğin konuşabilmesi için neredeyse iki yıl konuşulanları dinlemesi gerekiyor. İki yıl dinleme. Çok ciddi bir süre bu. Bebek sabırla dinler, bu arada kayıt cihazı açık olduğu için her şeyi dinler. Öyleyse kaydedebileceği bir şey olmalı hep. Her zaman duyabileceği bir şeyler olmalı. Bu cümleden, bebeğin anlayıp anlamadığına bakmadan, bebekle hep konuşmak gerektiğini anlıyoruz.

Çoğu zaman 3-5 aylık bebeklerle konuşmak gerekmediği düşünülür. Ne anlayacak ki? Tümden yanlış bir düşünce. Bebekle ne kadar çok konuşursak bebek konuşmayı o kadar çabuk öğrenir. Bu arada onunla bebek dilinde, yani uydurma bir dille değil de, büyük biriyle konuşuyormuş gibi konuşmak gerekiyor.

Bu Yazı Da Hoşunuza Gidebilir  Bir Yaşındaki Bebeğimle Duyusal İlişkilerim

Bebekçe kelimeler dütdüt(araba yerine), atta(gezmek yerine), papa(ayakkabı yerine), bumbu(su yerine) gibi kelimeleri kullanmak annelerin hoşuna gider. Ama çocuk bu kelimeleri çok kolay algılar ve onları hafızasına kaydeder. Neden yanlış kelimeler o tertemiz hafızada yer alsın ki?

Bebek, Anlamadan Önce Algılamaya Başlar

9.aydan sonra artık cümleler halinde rahatça konuşabilirsiniz. “Haydi gel şimdi seninle oyun oynayalım. Sonra da yemek yeriz.” gibi bir cümle sanki okul çağındaki bir çocuğa söyleniyormuş gibi. Hayır, farketmez. Çocuk o cümleyi anlamasa da algılayabilir.

“Şimdi bunu yere bırak, topu al.” cümlesini elinizle işaret ederek söylediğinizde; çocuk neyi bırakacağını anlar. Hangisinin top olduğunu da.

Pozitif Cümleler Kurmaya Özen Göstermek Lazım

Bir yaşındaki çocukla artık renkleri konuşabilirsiniz. “Kırmızıyı yeşilin yanına koyalım. Mavi araba da burada.” O size cevap veremez; ama çok iyi bir dinleyicidir. Kendisine zarar verebilecek bir şeyi eline alırsa, ona bağırmak yok. Çünkü bağırma çocuğu sadece korkutur. Korku da algılamasını engeller. En iyisi, büyük insan gibi, konuşmak. “Ama bu sivri bir şey. Sana zarar verebilir. Gel, bunu bırakıp şu arabayla oynayalım. “”Kanepenin üstüne çıkmanı istemiyorum. Burada oynamak daha güzel.” cümlesini anlamakta gecikmez. Çocukla olumsuz kelimelerle değil; olumlu, pozitif kelimelerle konuşmak gerektiğini pedagoglar ısrarla savunuyor.

Bu Yazı Da Hoşunuza Gidebilir  Montessori Eğitimi

“Oraya çıkma, düşersin.” tam olumsuz. “Oraya çıkma, düşmeyesin.” Neden-sonuç ilişkisi verir; ama olmasını istediğiniz sonucu “düşmemesi” tam veremiyor. En doğrusu “oraya çıkarsan senin için zararlı olabilir.” cümlesidir.

Çocuğun her hareketini eleştirmek çocuğu bıktırır ve çocuğun tepki göstermesine sebep olur.

Çocuk, Ağlama Silahını Kullanmadan Önce Onunla Konuşulmalı

Bazı çocuklar her istediklerini ağlayarak veya bağırarak elde ederler. Bunu çok kolay öğrenirler. Bu, çocukla yeterince konuşmamaktan kaynaklanan bir durumdur. Annesi konuşmaz, anlatmaktan kaçınır. Çocuk, derdini ağlayarak anlatabildiğini görünce de söylenileni dinlemez, dinlemeyince de öğrenemez, konuşamaz.

İyi bir dinleyiciye iyi bir anlatıcı gerekir. İyi bir anlatıcıya da iyi bir anlayan gerekir. İyi anlayan da iyi bir anlaıcı olacak demektir.

Share Button

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.